Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Giresun’un en köklü kültürel geleneklerinden Mayıs Yedisi’nin geçmişi yeniden tartışmaya açıldı. Akademisyen ve gazeteci yazar Ahmet Gürsoy, geleneğin Hititler ve Kibele ile ilişkilendirilmesine karşı çıkarak farklı bir tarihsel kökene işaret etti. Gürsoy, tartışmalara bilimsel bir çalışmayla açıklık getirmeye hazırlandığını da duyurdu.

Giresun’un uluslararası festival niteliği kazanan Mayıs Yedisi geleneğinin kökeni, Hilal’in Penceresi programında gündeme geldi. Gazeteci Hilal Mutlu Karaibrahim’in moderatörlüğünü yaptığı programa, akademisyen Doç. Dr. Mehmet Akif Korkmaz ile birlikte katılan akademisyen ve gazeteci yazar Ahmet Gürsoy, geleneğin tarihine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Mayıs Yedisi’nin Hititlere veya Anadolu’nun ana tanrıçası Kibele’ye dayandırılmasının tarihsel açıdan doğru olmadığını savunan Gürsoy, gelenekteki ritüellerin Türk mitolojisiyle bağlantılı olduğunu ileri sürdü.

“4 BİN YILLIK OLDUĞUNU SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİL”
Mayıs Yedisi törenlerinde geleneğin 4 bin yıllık olduğuna yönelik açıklamalar yapıldığını hatırlatan Gürsoy, bu iddiaları destekleyen yeterli tarihsel kanıt bulunmadığını söyledi.
Gürsoy, “4 bin yıl önce Giresun şehrinin kurulduğuna dair elimizde bilgi yok. Tarihçiler Giresun’un II. Farnakes tarafından kurulduğunu belirtiyor. Hititlerin ise Giresun bölgesine ulaştığına ilişkin bir veri bulunmuyor” dedi.
Hititlerin Karadeniz’deki etkinliğinin daha çok Kızılırmak havzasıyla sınırlı kaldığını savunan Gürsoy, bu nedenle Mayıs Yedisi’nin doğrudan Hitit kültürüne bağlanamayacağını ifade etti.
“7 ÇİFT BİR TEK” RİTÜELİNİN SIRRI
Mayıs Yedisi geleneğinin en dikkat çekici uygulamalarından biri olan denize 7 çift ve 1 tek taş atma ritüeline de değinen Gürsoy, bu uygulamanın Türk mitolojisindeki Umay Ana inancıyla bağlantılı olduğunu öne sürdü.
Türk mitolojisinde çocukların koruyucusu ve doğurganlığın simgesi olarak kabul edilen Umay Ana’nın göğün yedinci katıyla ilişkilendirildiğini belirten Gürsoy, çift taşın çoğalmayı, tek taşın ise Tanrı’ya sunulan dileği simgelediğini anlattı.
Gürsoy, Mayıs Yedisi’nde yalnızca çocuk sahibi olmak için değil, evlilik, başarı ve sıkıntılardan kurtulmak amacıyla da dilek tutulduğunu hatırlattı.
Kibele’nin tarihsel süreçte farklı toplumlarda değişik biçimlerde yorumlandığını belirten Gürsoy, Mayıs Yedisi ritüellerinin doğrudan bu tanrıçayla ilişkilendirilmesine karşı çıktı.
SACAYAKTAN GEÇMENİN ANLAMINI AÇIKLADI
Gürsoy, Mayıs Yedisi geleneğinde yer alan sacayaktan geçme ritüelinin de Türk mitolojisindeki ateş ve yeniden doğuş inanışlarıyla bağlantılı olduğunu savundu.
Bu uygulamanın Od Ana ve Ergenekon anlatılarıyla ilişkilendirilebileceğini belirten Gürsoy, Giresun Adası’ndaki Hamza Taşı’nın da Kibele’nin doğurganlık sembolü olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını ileri sürdü.
Mayıs Yedisi’nin kökenine ilişkin farklı görüşlerin bulunduğunu hatırlatan Gürsoy, kendi değerlendirmelerini tarihsel belgeler ve bilimsel araştırmalarla destekleyerek kitap haline getireceğini açıkladı.
Gürsoy’un açıklamaları, Giresun’un önemli kültürel miraslarından Mayıs Yedisi’nin kökenine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
2