Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Giresun fındığının geleceği, akademik bir araştırmada ortaya konulan çarpıcı tespitlerle yeniden tartışmaya açıldı. Üretimden ihracata, yaşlanan bahçelerden köylerden göçe kadar uzanan sorunlar, yalnızca fiyat artışlarıyla çözülemeyecek bir tabloyu gözler önüne seriyor. Araştırma, Giresun’un en değerli tarımsal ürününün geleceğini güvence altına almak için köklü değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor.

Giresun ekonomisinin temel direği olan fındık, yıllardır çözüm bekleyen yapısal sorunlarla karşı karşıya. Akademisyen ve araştırmacı Berk Kaya’nın 2022 yılında Hars Akademi dergisinde yayımlanan “Giresun’da Fındık ile İlgili Etkinlikler ve Fındık Tarımının Güncel Sorunları” başlıklı araştırması, üretimden pazarlamaya kadar uzanan sorunları kapsamlı biçimde ele alıyor.
Giresun Ticaret Borsası ve Giresun Üniversitesinde 2021 ve 2022 yıllarında düzenlenen iki ayrı bilimsel etkinlikte ortaya konulan görüşlere dayanan çalışma, fındıkçılığın yalnızca ekonomik değil, sosyal ve kültürel yönleriyle de değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Araştırmanın temel tespitlerinden biri, Giresun’da fındık üretiminin uzun yıllardır benzer sorunlarla mücadele etmesine rağmen kalıcı çözümlerin hayata geçirilememesi.
Çalışmada, üreticiye verilen desteklerin ve açıklanan alım fiyatlarının tek başına yeterli olmadığı, verimliliği artıracak uzun vadeli tarım politikalarına ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
50 YILLIK BAHÇELERLE ÜRETİM SÜRDÜRÜLÜYOR
Araştırmada Giresun fındıkçılığının en ciddi sorunlarından biri olarak yaşlanan bahçeler gösteriliyor.
Giresun kırsalındaki fındık ağaçlarının önemli bölümünün 50 yaşın üzerinde olduğu belirtilirken, bahçelerin yenilenmesinde ve modern üretim tekniklerinin uygulanmasında yaşanan güçlüklerin verim kaybını artırdığı ifade ediliyor.
Fındık arazilerinin miras yoluyla sürekli bölünmesi de üretimi zorlaştıran etkenler arasında yer alıyor.
Küçük, parçalı ve engebeli arazilerde makineleşme sınırlı kalıyor. Bazı bahçelere ulaşımın güç olması, bakım ve hasat maliyetlerini artırıyor.
Araştırmada, bu yapısal sorunlar çözülmeden yalnızca fiyat artışlarına dayalı politikalarla fındık üretiminde kalıcı gelişme sağlanamayacağı savunuluyor.
KÖYLER BOŞALIYOR, FINDIK İKİNCİ GELİR OLUYOR
Çalışmada üzerinde durulan bir başka konu ise Giresun kırsalında yaşanan sosyal değişim.
Köylerden kentlere göçün artması, fındık üretiminin ailelerin temel geçim kaynağı olma özelliğini zayıflatıyor.
Araştırmaya göre çok sayıda üretici, yıl boyunca bahçesinde bulunmak yerine hasat döneminde köyüne dönerek üretim yapıyor.
Oysa fındık tarımı yalnızca hasattan ibaret değil. Budama, gübreleme, ilaçlama, bahçe temizliği ve bakım işlemleri yıl boyunca düzenli çalışma gerektiriyor.
Üreticinin bu faaliyetlere yeterli zaman ayıramaması, üretimde verim ve kalite sorunlarını beraberinde getiriyor.
Çalışmada, fındık üreticisinin karşılaştığı ekonomik sıkıntıların yanı sıra kırsal yaşam koşullarının da iyileştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Araştırmacı Berk Kaya, fındıkçılığın yalnızca daha yüksek gelir elde edilen bir faaliyet haline getirilmesinin yeterli olmayacağını, üreticinin köy hayatına yeniden istekli biçimde dönmesini sağlayacak sosyal ve ekonomik koşulların oluşturulması gerektiğini savunuyor.
FINDIKTA DESTEKLEME SİSTEMİ TARTIŞILIYOR
Araştırmada, Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan fındık politikalarına yönelik eleştiriler de yer alıyor.
Özellikle üretim miktarından bağımsız olarak arazi büyüklüğüne göre verilen desteklerin, verimliliği artırma konusunda yeterli sonuç vermediği görüşü öne çıkıyor.
24 Şubat 2022 tarihinde Giresun Üniversitesinde düzenlenen panelde konuşan sektör temsilcileri, fındık tarımında uzun vadeli planlamanın eksikliğine işaret etti.
Dönemin Trabzon Ticaret Borsası Meclis Başkanı Sebahattin Arslantürk, doğru tarım teknikleri ve kapsamlı arazi planlamasıyla verimin önemli ölçüde artırılabileceğini savundu.
Arslantürk, destekleme ödemelerinin yalnızca arazi büyüklüğüne değil, üretim miktarına da bağlı olması gerektiği görüşünü dile getirdi.
Araştırmada, fındık üretiminin daha profesyonel bir yapıya kavuşturulması, bahçelerin düzenli bakımının sağlanması ve uzun vadeli üretim planlamalarının uygulanması gerektiği belirtiliyor.
LİSANSLI DEPOLAR ÜRETİCİYE ULAŞAMIYOR
Giresun Ticaret Borsasının 1 Kasım 2021 tarihinde düzenlediği Fındıkta Lisanslı Depoculuk Çalıştayı da araştırmanın önemli bölümlerinden birini oluşturuyor.
Çalıştayda 14 farklı kurumdan 17 konuşmacının görüşleri değerlendirildi.
Dönemin Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, lisanslı depoculuk sisteminin üreticilere önemli avantajlar sunduğunu ancak beklenen kullanım düzeyine ulaşılamadığını açıkladı.
Çalıştayda paylaşılan bilgilere göre üreticilerin lisanslı depoları tercih etmemesinin başlıca nedenleri arasında ulaşım güçlükleri, geleneksel ticaret alışkanlıkları ve hasat sonrasında ürünü hızla nakde dönüştürme ihtiyacı bulunuyor.
Giresun’da faaliyet gösteren lisanslı depoların Toprak Mahsulleri Ofisi alımları dışında sınırlı sayıda üretici tarafından kullanıldığı belirtildi.
Araştırmada ayrıca fındığın tüccara emanet bırakılması şeklindeki geleneksel uygulamanın, lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaşmasını zorlaştırdığı ifade ediliyor.
Sistemin geliştirilmesi için daha küçük kapasiteli lisanslı depoların kurulmasına imkân tanıyacak düzenlemeler yapılması ve üreticinin ulaşım maliyetlerinin azaltılması öneriliyor.
HASAT VE KURUTMA HATALARI KALİTEYİ DÜŞÜRÜYOR
Araştırmada fındığın yalnızca bahçedeki veriminin değil, hasat sonrasındaki kalitesinin korunmasının da önemli olduğu vurgulanıyor.
Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Turan’ın çalıştayda aktardığı bilgilere göre erken hasat, yanlış kurutma ve standartlara uygun olmayan patoz işlemleri üründe kalite kaybına neden olabiliyor.
Özellikle farklı fındık çeşitlerinin aynı koşullarda kurutulması ve yağışlı dönemlerde yeterli kurutmanın yapılamaması, üreticinin karşılaştığı sorunlar arasında gösteriliyor.
Çalışmada, iklim koşullarındaki değişim nedeniyle geleneksel güneşte kurutma yöntemlerinin bazı dönemlerde yetersiz kaldığı belirtiliyor.
Bu nedenle yapay kurutma sistemlerinin geliştirilmesi ve üreticilerin kullanımına uygun maliyetlerle sunulması gerektiği ifade ediliyor.
Araştırmada ayrıca Giresun’da planlanan taşınabilir fındık kurutma sistemi ve Gıda Araştırma ve Test Analiz Merkezinin sektöre sağlayabileceği katkılar ele alınıyor.
Bu teknolojilerin yaygınlaştırılmasının ürün kayıplarını azaltmaya ve kaliteyi korumaya katkı sunabileceği değerlendiriliyor.
DÜNYA FINDIĞINDA GÜÇLÜYÜZ AMA KAZANÇ SORUNU VAR
Akademik çalışmada Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki güçlü konumuna rağmen ürünün ekonomik değerinden yeterince yararlanamadığı görüşü de öne çıkıyor.
Araştırmada aktarılan 2022 yılı panel konuşmalarında, Türkiye’den ihraç edilen fındığın önemli bölümünün ham madde olarak dış pazarlara sunulduğu belirtildi.
Gürsoy Fındık İşleme AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Gürsoy, o dönemde yaptığı değerlendirmede fındık ihracatının yaklaşık yüzde 60’ının ham madde şeklinde gerçekleştiğini ifade etti.
Gürsoy, Türkiye’nin yalnızca fındığı kırma, kavurma ve paketleme faaliyetleriyle yetinmemesi gerektiğini belirterek katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesini önerdi.
Araştırmada, fındıktan elde edilen gelirin artırılması için gıda sanayisinde yeni ürünlerin geliştirilmesi, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi ve üretici ile sanayici arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği savunuluyor.
Giresun tombul fındığının kendine özgü kalite ve lezzet özellikleri de bu süreçte değerlendirilmesi gereken önemli bir avantaj olarak gösteriliyor.
FINDIK TOPLANTILARINDA ÜRETİCİ EKSİK KALIYOR
Araştırmanın dikkat çeken tespitlerinden biri de fındığın geleceğinin konuşulduğu toplantılarda üreticilerin yeterince temsil edilmemesi.
24 Şubat 2022 tarihinde gerçekleştirilen panelin moderatörü Prof. Dr. Mehmet Pala, etkinliğin sonunda doğrudan fındık üreticisini temsil eden bir konuşmacının bulunmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi.
Pala, sonraki etkinliklerde üreticilerin de yer alması gerektiğini ifade etti.
Berk Kaya da araştırmasının sonuç bölümünde benzer bir değerlendirme yaparak fındık sorunlarının yalnızca bürokratlar, akademisyenler, tüccarlar ve sanayicilerin görüşleriyle çözülemeyeceğini belirtti.
Çalışmada, fındıkçılığın geleceğine ilişkin kararlar alınırken üreticilerin ekonomik beklentilerinin yanı sıra yaşam biçimlerinin, karşılaştıkları güçlüklerin ve üretimden uzaklaşma nedenlerinin de araştırılması gerektiği savunuluyor.
GİRESUN’A FINDIK KÜLTÜRÜ ENSTİTÜSÜ KURULMALI
Akademik araştırmanın sonuç bölümünde Giresun için dikkat çekici bir kurumsal öneri de yer alıyor.
Berk Kaya, fındığın yalnızca ekonomik değeriyle ele alınmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirterek Giresun’da bir Fındık Kültürü Enstitüsü kurulmasını öneriyor.
Enstitünün fındık tarımının ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarını birlikte incelemesi gerektiği savunuluyor.
Bu kapsamda üreticilerin yaşam koşullarının araştırılması, kırsal göçün fındıkçılığa etkilerinin belirlenmesi, geleneksel üretim kültürünün korunması ve yeni kuşakların tarıma ilgisinin artırılması hedefleniyor.
Araştırmada ayrıca Giresun’da fındık üreticilerinin sosyal, kültürel, ekonomik ve eğitim durumlarını kapsayan geniş çaplı bir saha çalışmasına ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
Böyle bir çalışmanın yalnızca üretim miktarlarını değil, fındıkçılığın geleceğini etkileyen toplumsal değişimi de ortaya koyabileceği ifade ediliyor.
YILLAR ÖNCEKİ UYARILAR BUGÜNE IŞIK TUTUYOR
2022 yılında yayımlanan akademik çalışma, Giresun’da fındık tarımının geleceği konusunda geçmiş yıllarda dile getirilen uyarıları bir araya getiriyor.
Araştırmada üretim maliyetleri, verim düşüklüğü, yaşlanan bahçeler, parçalı arazi yapısı, göç, depolama ve pazarlama gibi sorunların uzun yıllardır benzer biçimde tartışıldığı belirtiliyor.
Çalışmanın sonuç bölümünde, üreticinin yaşadığı güçlüklerin yalnızca kendi uygulamalarından kaynaklanmadığı, geçmiş dönemlerde uygulanan kısa vadeli tarım politikalarının da bu sorunların oluşmasında etkili olduğu savunuluyor.
Araştırmacı Berk Kaya’ya göre Giresun fındıkçılığının geleceği için üreticinin yalnızca gelirinin değil, yaşam koşullarının da iyileştirilmesi gerekiyor.
Fındığın sürdürülebilir bir tarımsal faaliyet olarak devam edebilmesi için üreticinin yeniden bahçesine dönmesini sağlayacak ekonomik ve sosyal koşulların oluşturulması öneriliyor.
2021 ve 2022 yıllarında yapılan toplantılardaki değerlendirmelere dayanan araştırma, bugünkü üretim koşullarını ölçen yeni bir saha çalışması niteliği taşımıyor. Ancak Giresun fındıkçılığının uzun süredir tartışılan yapısal sorunlarına ilişkin önemli bir akademik kaynak oluşturuyor.
Çalışmanın ortaya koyduğu temel yaklaşım, Giresun fındığının geleceğinin yalnızca alım fiyatlarıyla değil, üreticiyi merkeze alan uzun vadeli ve sürdürülebilir tarım politikalarıyla korunabileceği yönünde.
Kaynak: Berk Kaya, “Giresun’da Fındık ile İlgili Etkinlikler ve Fındık Tarımının Güncel Sorunları”, Hars Akademi, Cilt 5, Sayı 1, Haziran 2022, sayfa 161-184.
2