Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Bugün yolculuğumuz 1930-1938 aralığına…
Konu Freud, daha doğrusu Freud ve Atatürk…
“Freud kim?” diyenler olabilir. Kısaca “O, psikanalizin babasıdır.” desek yanlış olmaz.
Bakın Freud, Atatürk için ne demiş:
“Her ülkenin değerli sanatçıları ve liderleri vardır. Fakat Atatürk, bunların üstünde, başka bir adamdı. O, insanlığın sanatçısıdır!”
Evet, aynen böyle demiş psikanalizin babası Freud.
Britanya İmparatorluğu’nun varoluş hikâyesini irdelerken yakın tarihle ilgili inanılmaz bir bilgiyle karşılaştım.
“Bu bilgi şu ana kadar neden Türkiye’de bilinmez?” diye de içten içe hayıflandım…
Sonra da bu bilgiyi, 15 yıldır tanıdığım BBC çalışanı arkadaşıma, Kraliyet Sarayı tarih direktörüne teyit ettirdim…
Yıl 1936.
İngiltere Kralı VIII. Edward, Türkiye’ye geliyor. Atatürk tarafından ağırlanıp uğurlanıyor…
Kral, Londra’ya dönünce Kraliyet Sarayı’nda tarihçilere ve düşünürlere sekiz saat süren bir yemek veriyor…
Düşünür ve tarihçiler, krala “Bize Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatın.” diyorlar…
Kral anlatıyor, herkes düşüncelerini sıralıyor…
Son sözü Freud alıyor…
Sigmund Freud, psikanaliz biliminin kurucusu, dünyaca ünlü nörolog ve psikolog… Aşkı tarif ederken “Aşk, cinselliği içerir.” diyen düşünür…
1939 yılında ölen aynı Freud, ölümünden bir yıl önce aşkın tarifinde yanıldığını itiraf ediyor…
Sebep ise bir KARGA!
Hasta yatağında yatarken kırık penceresinden, gagasında bir adet cevizle bir karga içeri giriyor…
Cevizi Freud’un başucuna bırakıp pencerede yarım saat melul melul Freud’u seyrediyor ve uçuyor…
İşte o an Freud, “Aşk, cinsellikten öte bir duyguymuş.” diyor…
BURASI ÇOK ÖNEMLİ…
Freud, yemekte son sözlerini Atatürk için sıralıyor:
“Hangi dilden, hangi dinden, hangi topraktan olursan ol, Atatürk’ü sevmemek mümkün mü?
Aşk, duygular ötesi bir sanatsa Atatürk de bir insanlık sanatçısıdır.”
Kral, “Neden böyle kesin ve keskin düşünüyorsun?” diyor.
Freud:
“Atatürk, esir aldığı komutanlara insanca davrandı…
Esir aldığı bayrakları çiğnemedi ve çiğnetmedi…
Esir aldığı halklara saygı duydu…
O, sadece toprağını korudu…
Ülkesini ve milletini sevdi, onlar için savaştı…
Tüm insanlığa, mazlum milletlere örnek oldu…
Emperyalizme dur dedi…
Çağdaş düzeni kurdu…
Özgürlükleri, inançların serbestliğini sağladı…
Kadınlara seçme ve seçilme hakkını verdi…
Bilimi, doğanın korunmasını, sanatı ön plana çıkardı…
Daha ne yapsaydı?”
İşte psikanalizin babası Freud, böyle sıralıyor düşüncelerini…
Şimdi gel de Atatürk’ü sevme!
Hangi hakla, hangi vicdana dayanarak sevmeyeceksin be kardeşim?!
Hele de yüz yıl geriye dönmeye yüz tutmuş bugünün zihniyetine karşı!
Türk kanı, Müslüman kanı taşımayan ama insanlık kanı taşıyan Freud’a gel de hak verme!
Tespit ettiğim, teyit ettirdiğim bu bilgi, bu yazım; mevcut tarihçilerimize, bilim insanlarımıza, siyasetçilerimize, sanatçılarımıza, tüm halkımıza…
Kısaca, Atatürk’ün ekmeğini yiyen herkese KAPAK olsun!
2