Memleketine dönüp taş üstüne taş koyan adam

Bir şehri değiştirmek için bazen büyük sözlere değil, büyük cesarete ihtiyaç vardır.

Çünkü konuşmak kolaydır.

“Giresun gelişmeli” demek kolaydır. “Gençler bu şehirde kalmalı” demek, “İstihdam artırılmalı, yatırımcı gelmeli, kent büyümeli” diye nutuk atmak da kolaydır.

Zor olan nedir biliyor musunuz?

Elini taşın altına koymaktır.

Parasını, itibarını, emeğini ve yıllarını ortaya koymaktır.

İşte Dr. Öner Hekim’in yaptığı tam olarak budur.

Teyyaredüzü’nde temeline ilk harç konulan Hekim Tower, dışarıdan bakıldığında büyük ve iddialı bir yapı projesi olarak görülebilir. Ancak mesele yalnızca yükselen katlar, modern ofisler, mağazalar, konutlar ya da sosyal yaşam alanları değildir.

Asıl mesele, bu yatırımın arkasındaki iradedir.

Giresun yıllardır göçü konuşuyor. Nitelikli insan gücünü kaybettiğimizi, gençlerin büyük şehirlerde gelecek aradığını, yerel ekonominin yeterince büyüyemediğini söylüyoruz. Her seçim döneminde aynı cümleleri duyuyor, aynı vaatleri dinliyoruz.

Fakat kaç kişi çıkıp da bu şehre geleceğini bağlayacak ölçekte yatırım yapıyor?

Kaç kişi kazandığını memleketine getiriyor?

Kaç kişi risk alıyor?

Öner Hekim’i farklı kılan tam da burada ortaya çıkıyor.

O, memleket sevgisini yalnızca sözlerle anlatmıyor. Betonla, çelikle, üretimle, sağlık yatırımıyla, istihdamla ve gelecek planıyla ortaya koyuyor.

Üstelik mesele yalnızca Hekim Tower’dan da ibaret değil.

Hekimoğlu Konağı, Ömer Hekim Tıp Merkezi, Bulancak Pazarsuyu’ndaki Hekim Marin, Ordu’nun Gülyalı ilçesinde planlanan Hekim Süt yatırımı…

Bunların tamamına birlikte bakıldığında karşımıza tek bir bina değil, bölgesel kalkınma fikri çıkıyor.

Sağlık var.

Turizm var.

Tarım ve hayvancılık var.

Ticaret, sosyal yaşam, kültür ve üretim var.

Yani günü kurtaran değil, geleceği kurmaya çalışan bir yatırım anlayışı var.

Giresun’un asıl ihtiyacı da budur.

Bir dönem şehirler yalnızca kamu yatırımlarıyla büyürdü. Bugün ise dünyada rekabet eden kentlerin arkasında özel sektörün cesareti, yerel yönetimlerin kolaylaştırıcı yaklaşımı ve toplumun yatırımcıya sahip çıkma kültürü bulunuyor.

Biz ise çoğu zaman yatırım daha başlamadan kusur arıyoruz.

Kim yaptı?

Neden yaptı?

Ne kazanacak?

Oysa doğru soru şudur:

Bu şehir ne kazanacak?

Hekim Tower tamamlandığında yüzlerce insan doğrudan ya da dolaylı olarak iş imkânına kavuşacak. Kentin ticari hareketliliği artacak. Yeni markalar Giresun’a gelecek. İnsanların alışveriş, çalışma, sağlık ve sosyal yaşam alışkanlıkları değişecek.

Ömer Hekim Tıp Merkezi hayata geçtiğinde yalnızca Giresun’a değil, çevre illere de hizmet verecek bir sağlık yatırımı ortaya çıkacak.

Bütün bunlar küçümsenecek işler değildir.

Öner Hekim’in törende söylediği “Bu memleket bizim. Hayır da yapacağız, yatırım da” sözü, aslında onun meselelere nasıl baktığını özetliyor.

Çünkü gerçek memleket sevgisi, yalnızca doğduğun yeri özlemek değildir.

Gerçek memleket sevgisi, o topraklara geri dönmek, insanına iş vermek, şehrine değer katmak ve geleceğine yatırım yapmaktır.

Herkes memleketini sevdiğini söyler.

Ama herkes memleketine yatırım yapmaz.

Herkes başarı hikâyesini anlatır.

Ama herkes o başarının karşılığını doğduğu topraklarla paylaşmaz.

Bu nedenle Öner Hekim’in yaptığı yatırımları yalnızca ekonomik büyüklükleriyle değerlendirmek eksik olur. Burada örnek alınması gereken bir duruş vardır.

Kazandığı şehri unutmayan, doğduğu topraklara sırtını dönmeyen bir iş insanı duruşu…

Elbette büyük yatırımlar denetlenmeli, şehir planlamasına uygun olmalı ve kamu yararı gözetilmelidir. Yatırımcıyı övmek, sorgulamaktan vazgeçmek anlamına gelmez.

Ancak eleştiri ile değersizleştirme arasındaki farkı da bilmek gerekir.

Bu şehirde bazen hiçbir şey yapmayanlar değil, bir şey yapmaya çalışanlar hedef oluyor. Yatırımcıya yol göstermek yerine önüne engel çıkarılıyor. Sonra da gençlerin neden gittiği, şehrin neden gelişmediği soruluyor.

Bu çelişkiden artık kurtulmalıyız.

Giresun’un yatırımcıya ihtiyacı var.

Üretene, istihdam sağlayana, büyük düşünenlere ihtiyacı var.

En önemlisi de kazandığını başka şehirlerde harcamak yerine kendi memleketine taşıyan insanlara ihtiyacı var.

Öner Hekim bugün yalnızca bir yapının temelini atmadı.

Giresun’da büyük yatırımların yapılabileceğine dair umudu da güçlendirdi.

Belki de yıllardır beklenen mesajı verdi:

Bu şehir küçük düşünmeye mahkûm değil.

Bu şehir doğru projelerle büyüyebilir.

Bu şehir bölgesinin cazibe merkezi olabilir.

Yeter ki cesaret edenler yalnız bırakılmasın.

Yeter ki yerel yönetimler, bürokrasi, siyaset ve sivil toplum aynı hedef etrafında buluşabilsin.

Yeter ki başarıyı kıskanmak yerine çoğaltmayı öğrenelim.

Bugün Öner Hekim’i alkışlamak, yalnızca bir iş insanını alkışlamak değildir.

Memleketine yatırım yapan anlayışı alkışlamaktır.

Üretimi, istihdamı ve geleceğe inanmayı alkışlamaktır.

Dilerim Hekim Tower yalnızca Giresun’un siluetini değiştiren bir yapı olmaz.

Aynı zamanda başka yatırımcılara da cesaret verir.

Birileri çıkar, “Öner Hekim yaptıysa biz de yapabiliriz” der.

Çünkü şehirler tek bir yatırımla değil, o yatırımın başlattığı cesaret dalgasıyla büyür.

Bugün temele dökülen ilk harç belki betondur.

Ama o harcın içinde umut, memleket sevgisi ve gelecek iddiası da vardır.

Öner Hekim’e yakışan budur.

Giresun’a yakışan da bu yatırımlara sahip çıkmaktır.


2
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.