Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Kısa bir süre önce vefat eden Engin Çakrak’ın ardından içimde tarif edilmesi zor bir hüzün kaldı.
Herkesin ardından yazı yazılmaz; bazı isimler vardır, sessizce gelir geçer hayattan. Ama Engin Çakrak için yazılır. Çünkü o, yalnızca tanıdık bir sima değil; Giresun’un eski esnaf kültürünün, Kapu Kahve’nin, kırtasiyecilerle gazetecilerin iç içe geçtiği o güzel zamanların yaşayan hatıralarından biriydi.
Eskiden kırtasiyecilerle gazeteciler birbirinden kopuk insanlar değildi. Gazete kokusuyla kâğıt kokusu aynı caddede birbirine karışırdı. Matbaaya giden yol çoğu zaman bir kırtasiyenin önünden geçerdi. İşte Engin de o dünyanın içindendi.
Enginciğim, Giresun basınının en yakışıklı isimlerinden biri olan İbrahim Çakrak’ın hem yakını hem de yanında yetişen isimlerden biriydi. İbrahim abimizin de Giresun basınında bambaşka bir yeri vardı. Kendine has, münhasır, kolay kolay unutulmayacak bir insandı. Güneş Gazetesi’nin eski il temsilcisi olarak basın camiasında saygın bir iz bırakmıştı.
Engin’i önce hemşerim olarak sevdim. Sonra gençliğimin geçtiği Kapu Kahve’nin sevilen esnaflarından biri olarak tanıdım. Hatta ondan da önce, Ali Gökçe’nin yanında çok kısa bir dönem çıraklık yaptığı günlerden hatırlarım onu. Aynı cadde üzerinde, çapraz karşılıklı iki kırtasiye dükkânı… Bugün geriye dönüp bakınca insanın içini burkan ne çok hatıra var.
Gazeteciliğe adım attıktan sonra ise Engin’le yollarımız daha sık kesişti. Ben Kapu Kahve’de İleri Gazetesi’nde çalışırken, Engin Çakrak ile sürekli irtibat halinde olurduk. O günlerin samimiyeti başkaydı. Bir selamın, bir çayın, bir ayaküstü sohbetin bile değeri vardı.
2023 yılında Amerika’ya geldiğinde görüşmek nasip olmadı. Eyaletler arası mesafe araya girdi. Kapu Kahve nere, New York nere, Delaware nere? İçimde kalmıştı. İnanın, o zaman da çok üzülmüştüm. “Nasıl olsa bir gün görüşürüz” diye düşündüğümüz insanlar, bazen bir daha hiç görüşemeyeceğimiz insanlar oluyormuş.
Önceki gün Instagram’da oğlunun paylaşımından vefat haberini görünce adeta donup kaldım.
İçimden sadece şu cümle geçti:
Sıra sende miydi Engin?
Bu dünyada herkes bir iz bırakır. Kimi büyük laflarla, kimi makamlarla, kimi servetle… Engin ise güzel ruhuyla, efendiliğiyle, sakinliğiyle, içtenliğiyle iz bırakanlardandı.
Nur içinde yat güzel insan.
Dünyanın kahrını çok çektin. Eminim şimdi yattığın yer cennettir.
2