
Geçmişte Giresun, bakır, kurşun, çinko yatakları açısından oldukça zengin kaynaklara sahipti. Espiye’de Lahnas ve Karaerik; Tirebolu’da Harkköy, İsrail ve Köprübaşı; Giresun’da Batlama Havzası; Görele’de Kelete, Kırören; Şebinkarahisar’da Asarcık ve Dereköy yatakları işletilmişti. Madenlerden elde edilen cevherlerin kalhane denilen tesislerde işlenmesi, külçeler halinde dış ve iç pazarlara sunulması bölgede bakırcılık sanatının gelişmesine alt yapı hazırlamıştı. Madenler açılan tünellerle çıkarılır, kalhanede eritilirdi.
Bugün maden işletmesi farklı bir şekilde yapılmaktadır. Maliyetli olan galeri açılması yerine yüzeyden doğa tahrip edilerek çıkarılmakta, cevherler siyanür ile ayrışmaya tabi tutulmaktadır. Bu da çevredeki tüm canlı varlıkların yani ormanların, endemik bitkilerin, ortadan kalkmasına. siyanür ile de zehirlenmeye neden olmaktadır. Kazdağı, Güney’de yapılan işletmelerin çevreye verdiği zararlar ortadadır. Hal böyleyken Giresun’un %85’inin maden sahası ilan edilmesi sahipsizliğin açığa çıkması ve yaşam alanlarının felaket alanlarına döneceğinin işaretidir.
Bugün Sekü köyünde yaşananlar da vahşi madencilik nedeniyle yaşam alanları ellerinden alınan ahalinin haklı direnişinden başka bir şey değildir. Sekü köyüne sondaj makinesi çok sayıda güvenlik kuvvetlerinin korumasında çıkarılmış, bölge halka kapatılmıştır.
Mahkeme kararıyla iptal edilen ÇED sürecine rağmen kanun hiçe sayılarak sondaj faaliyeti sürdürülmektedir. Yani yargı kararlarına rağmen sahada işlem devam ettirilmektedir. Aynı maden şirketinin Harşit Çatalağaç’ta atık suların dereye karışması ile yaşanan çevre felaketi dikkate alınmadan sondaj izni verilmesi anlaşılır gibi değildir. Bütün bunlar yaşanırken iktidar mensuplarının sesinin çıkmaması da kabul edilemez. Buna maden şirketi sahibinin iktidar partisine mensup bir milletvekili olması mı etken? Vahşi madencilik konusunda Elk. Müh. Çınar Çetinkaya tarafından Harşit Platformu kurulmuştu. Bu defa yine İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Cebeci halkın sesi olmaya devam etmektedir. Tirebolu Çevre, Kültür ve Turizm Derneği konunun takibini üstlenmiş, hukuki işlemler başlatmış, 18 Nisan 2026’da Liman’da ses getirecek bir miting tertip etmiştir.
Maden çıkarılmasın mı? Elbet de çıkarılsın ama bir Avrupa ülkesindeki gibi çıkarılsın. Kanun, tüzük ve yönetmelikler kâğıt üzerinde kalmasın… Maden çıkarırken doğayı delik deşik et, endemik bitkileri koruma, ormanı yok et, siyanürü toprağa karıştır olacak iş mi?
“Mert Çepni Yiğit Tirebolu” halkının hakkını çiğnetmemesi uğrunda iradesinin var olduğuna inanıyorum…
NOT: Gazeteci Mahmut Bora’nın haberine göre Sekü köyüne gelen Giresun AKP milletvekili Nazım Elmas, Alagöz Maden Şirketini savunur tavırda bulunması üzerine halk tarafından protesto edilmiş ve elinden mikrofon alınmış. Haberin devamında bir vatandaşın Sekü köyünde 100 oydan 99’unun AKP’ye verildiği söylenmiş!
2