Büyükkalkan: “Ucuz gıda uğruna çiftçi feda edilmemeli”

Yazarımız Ferhat Büyükkalkan, Türkiye tarımındaki fiyat ve maliyet sorununu mercek altına aldı. Fındık üreticisini de doğrudan ilgilendiren değerlendirmesinde, tarım politikalarının yalnızca ürün fiyatına değil üreticinin sürdürülebilir gelirine odaklanması gerektiğini vurguladı.

Büyükkalkan: “Ucuz gıda uğruna çiftçi feda edilmemeli”

 

Yazarımız Ferhat Büyükkalkan, Türkiye tarımında üretim maliyetleri, gıda enflasyonu ve üreticinin gelir kaybı arasındaki sıkışmışlığa dikkat çekti. Büyükkalkan, özellikle fındık üreticisinin yalnızca açıklanan kilogram fiyatına göre değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’de tarım tartışmalarının çoğunlukla taban fiyat üzerinden yürütüldüğünü ifade eden Büyükkalkan, asıl sorunun üretim maliyetleriyle gıda fiyatlarını düşük tutma hedefinin birbiriyle çatışması olduğunu kaydetti.

FINDIKTA ASIL HESAP MALİYETTEN SONRA BAŞLIYOR

Büyükkalkan, 2026-2027 sezonunda Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 TL, Levant kalite için ise 250 TL alım fiyatı açıklandığını hatırlattı.

Ancak açıklanan fiyatın tek başına üreticinin kazancını göstermediğine dikkat çeken Büyükkalkan, gübre, ilaç, bahçe temizliği, budama, işçilik, patoz, kurutma, çuval, nakliye ve finansman giderlerinin de hesaplanması gerektiğini belirtti.

Karadeniz’in eğimli arazilerinde mekanizasyon imkanlarının sınırlı olmasının özellikle işçilik maliyetlerini artırdığını ifade eden Büyükkalkan, üreticinin gerçek kazancının ürün fiyatından toplam üretim maliyetlerinin çıkarılmasıyla ortaya çıkacağını vurguladı.

Üreticinin bir yıl boyunca taşıdığı risk karşılığında yeterli gelir elde edememesi halinde, fiyat nominal olarak yüksek görünse bile üretimin sürdürülebilir olmayabileceğini kaydetti.

“TOPRAĞI KORUMAK YETMEZ, ÇİFTÇİYİ DE KORUMAK GEREKİR”

Büyükkalkan, Türkiye’de tarım arazilerinin kanunlarla korunmasına rağmen çiftçinin ekonomik olarak üretimde tutulamamasının önemli bir çelişki oluşturduğunu ifade etti.

Tarım arazisinin imara açılmasının veya parçalanmasının engellenmesinin tek başına yeterli olmadığını belirten Büyükkalkan, üreticinin para kazanamadığı takdirde toprağın hukuken tarım arazisi olarak kalmasına rağmen üretimden kopabileceği uyarısında bulundu.

Büyükkalkan, tarımsal desteklerin çiftçiye yapılan bir sosyal yardım gibi görülmemesi gerektiğini de belirterek, bu desteklerin ülkenin üretim kapasitesini ve gıda güvenliğini koruyan stratejik bir araç olduğunu savundu.

Pandemi, savaşlar, enerji krizleri ve küresel lojistik sorunlarının gıda güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Büyükkalkan, yalnızca paraya sahip olmanın ihtiyaç duyulan tarım ürününe her koşulda ulaşılabileceği anlamına gelmediğini kaydetti.

8 MADDELİK TARIM POLİTİKASI ÖNERİSİ

Büyükkalkan, sorunun sürekli olarak ürün fiyatlarını yükselterek çözülemeyeceğini, esas hedefin üretim maliyetlerini düşürmek olması gerektiğini belirtti.

Yeni tarım politikası için 8 başlıkta öneriler sıralayan Büyükkalkan, stratejik ürünlerde bölgesel tarımsal maliyet endeksinin oluşturulmasını istedi.

Referans fiyatların üretim sezonundan önce açıklanması gerektiğini kaydeden Büyükkalkan, mazot ve gübre desteklerinin de çiftçinin üretime başlamadan önce kullanabileceği dönemde verilmesini önerdi.

Küçük çiftçiler için ortak makine parkları, toplu gübre ve ilaç alımı, ortak depolama, paketleme ve satış sistemlerinin kurulmasını isteyen Büyükkalkan, tarladan rafa kadar fiyat hareketlerinin şeffaf biçimde takip edilebileceği bir sistem oluşturulması gerektiğini ifade etti.

İthalatın yerli üreticinin fiyatını sürekli baskılayan bir araç haline getirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Büyükkalkan, gerçekten üretim yapan çiftçilerin desteklenmesi için “Aktif Çiftçi” modelinin hayata geçirilmesini de önerdi.

Genç çiftçilere araziye erişim, düşük maliyetli kredi, makine ortaklığı, sigorta ve ilk yıllarda gelir desteği verilmesinin önemine işaret etti.

ASIL TEHLİKE ÜRETİCİNİN ORTADAN KAYBOLMASI

Büyükkalkan’a göre Türkiye tarımındaki en büyük risklerden biri yalnızca tarım topraklarının yapılaşmaya açılması değil, toprağın yerinde durmasına rağmen üreticinin üretimden çekilmesi.

Tarımda başarının açıklanan destek miktarlarıyla değil, çiftçinin üretimden geçinip geçinemediği, gençlerin tarımda gelecek görüp görmediği ve üreticinin gelecek yıl yeniden üretim yapmak isteyip istemediğiyle ölçülmesi gerektiğini belirten Büyükkalkan, çiftçinin temel beklentisini “Ürettiğinde zarar etmeyeceğini bilmek” sözleriyle özetledi.

 

 


2
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.