
Ben bu işlerin konuşmasını ve magazinini sevmem.
Hatta kimsenin özel hayatıyla asla ilgilenmem.
Din ve özel hayat, kişilerin bireysel tercihidir.
Bir başkasının dayatmasıyla ortaya çıkan din münafıklığı, bir başkasının dayatmasıyla ortaya çıkan cinsellikte gizli i..neliği ortaya çıkarır.
Ünlü modacı der ki: “İ..nenin gizlisinden korkun.”
Bunlar sosyolojik tespitlerdir ve asla yanılgıya mahal yoktur.
Ancak şunu söylemeden geçemeyeceğim:
Adama şehrin güvenilir insanı olarak halk teveccüh göstermiş, belediye başkanı seçmişler.
Ve demişler ki, “Bizi adaletle idare et.”
Yetmemiş; yanına istediği kadar halkla ilişkiler uzmanı, özel kalem müdürü veya müdiresi, danışman al demişler.
“Paramızı çarçur etme” demişler.
“Bizi de kimseye mahcup etme” demişler.
Şimdi başkan:
Sen konuyu yanlış anlamışsın.
Yanında çalışan halkla ilişkiler uzmanı seninle ilişkiye girmeyecek.
O, adı üstünde halkla ilişkiler uzmanı.
Yani umuma hitap eden bir meslek; bireysel değil.
Sen bu halkın parasıyla, halkın maaşını ödediği yanında çalışan halkla ilişkiler uzmanıyla bireysel olarak ilişkiye girersen, bu halkın tamamı bir dahaki seçime kalmadan seninle ilişkiye girmeli.
Çünkü bir sosyoloji tespitim daha var: “Kanunları suçtan zarar görenler yapmalı” diyorum.
Eğer kanunları suçtan zarar görenler yapsaydı, bütün Uşak senin üstünden geçerdi.
O zaman Uşak başkana olurdu.
Sen de başkan değil uşak olurdun.
Yanında çalıştırdığı elemana göz koyan patron, mahiyetindeki alt çalışanına göz koyan müdür, idareci, milletvekili, başbakan… Kim olursa olsun gücünü kullanarak bir başkasına sahipliği kendinde hak görebiliyorsa, yeryüzünün en lanetli insanıdır.
Ve parasıyla bedelini satan, ondan daha erdemlidir.
TABERYA GÖLÜ!
İsrail’in su kaynaklarını İran vurursa, Taberya Gölü’ne yönelecekler.
İşte bu, büyük kıyametin en büyük alametidir.
İslam eskatolojisine (kıyamet bilimi) göre, ahir zamanda ortaya çıkacak olan Yecüc ve Mecüc topluluğunun, Taberiye Gölü’nün tüm suyunu içerek kurutacakları rivayet edilir.
Bu olay, kıyametin büyük alametlerinden biri olarak kabul edilir ve gölün sularının tükenmesiyle ilişkilendirilir.
Çünkü İsrail’in su kaynaklarının yüzde 80’i denizden arıtmadır. Arıtma tesisleri vurulduğunda tek çözümleri Taberya Gölü kalmaktadır.
Beni şaşırtan ise dedemin hutbede bu olayı anlattığının, babam tarafından bana anlatılması olmuştur.
Hayırlısı olur inşallah.
HALİL KONAKÇI HE!
Halil Konakçı, “İsrail’e düşmanım ama İran’ın yanında değilim.” dedi.
Biraz daha casuslaştı.
Sanırım İran’ı yenip evime dönerim sandı.
Duydunuz değil mi bu cümleyi?
Bu, tam İsrailliye duruşu.
O yüzden merhum Erbakan, “Kahrolsun İsrail diye marş söyleyenleri hedefte İsrail’e yardım ettiğinizi fark edersiniz” derdi.
Bunların en azılısının mezarı dahi Türkiye topraklarına nasip olmadı.
Sözde Osmanlıcı, Cumhuriyet’le kavgalı, laikliği kâfirlik olarak algılayan ve anlatmaya çalışan; laikliğin karşısına dinciliği değil, dinsizliği koyan kim varsa, “Allahu Ekber” diye söze başlıyorsa ona dikkat edelim.
Doğru yolda olana selam olsun.
2