
Bir süre hastalıkla mücadele ettim ve doktorum bana;
“85 yaşında olsan anlarım ama bu kalbi bu hale nasıl getirdin” dedi.
Diyemedim ki düşünen insanların erken yorulması biraz bundandır ve sen gamsız adamların saçlarında bile beyazlık gördün mü?
Kimi damarları açtılar kimisi %90 kapalıymış?
Umurumda mı?
Tatbikî değil.
Yaşadığım sürece hep doğruyu söyledim ya ölüm ne ki?
Bunu fikri olup da söylemeyen böcekler düşünsün!
Neyse…
O süreçte çok düşünme imkânım ve fırsatım oldu.
Şu üç şey beni tekrar doğruladı!
1-Kur-an aklından bir çıkarımızda şu:
Firavun Musa’yı üç temel esasla suçladı.
1-Vatan hainliği.
2-Din düşmanlığı.
3-Anarşi ve Terör.
Düşünsene firavunsun biri sizi hakikatle yüz yüze getiriyor.
Ona yapacağın tek şey düşman olmak ve onu anarşi, terör, din düşmanlığıyla suçlamak.
ABD İran’a hangi gerekçeyle saldırıyor?
1-İran halkına rejimin ihaneti.
2-Anarşi ve terör.
3-Din düşmanlığı yani kendi dinine inanmayanlardan olması.
Kur-an ana koordinatları vermiş akıl da görendir…
2-Nerde bir haddi aşan ırkçı eylem görsem, nerde bir “biz aşiret çocuğuyuz” diye söze başlayan nesebi bozuk pi.. görsem hemen aklıma Büyük Atatürk geldi.
Soyu ile övünen soysuz köpeklere haddini bildiren ve başlarına bomba yağdıran, dinden kazanç sağlayanlara dar ağacı kurduran Büyük Atatürk aklıma geldi.
Şiiler ölürken tarafsız kalanları görünce de devletin laik duruşu aklıma geldi.
3- Sokrat’ın dediği gibi “demokrasi eksik yönetim sistemidir.
Kuru kalabalıkların seçtikleri de kuru ve kalabalık oluyor.”
Dünya savaştan kurtulmak için iki şeye dikkat etmeli.
Birincisi oy kullanılacak insanlar dünya üzerinde olan olaylardan ve ülkesindeki sosyo-ekonomik politikalardan sınava tabi tutulup en az 100 soru soruda 80 almayı başaramayanlara oy kullandırmamalı.
…ve Kur’an’ın da istediği nitelik nüfus.
Aile, birey, evlilik insan ve çocuk hakları gibi içini doldurabilirsiniz en az 100 sorudan 80 almayı başaramayanlar evlenip üreyip çoğalmamalı.
“Suça bulaşmış çocuk” değil kendine ailesine ve topluma faydalı bireyler yetiştirmeyi başaran ailelerin çocukları üreyip var olmalı.
Millet veled-i zinalarla uğraşmamalı.
O gün dünya yaşanacak savaşlardan kurtulmuş bir gezegen olur.
3- İslam peygamberi Muhammet aleyhisselamın savaşı ibadet savaşı değil, adalet savaşıydı.
Zira Ebu Cehil ibadet eden dinci adamdı ve kanaat önderiydi.
Aynı zamanda da kabenin kontrolü de kendisindeydi.
Şimdi İslam alemi düşünmeli; umre ve hacdan elde edilen gelir adalet için mi harcanıyor?
Yoksa Siyonizm için mi harcanıyor!
Yemen’de Suriye’de Filistin’de açlar mı doyuruluyor.
Yoksa başlarına ABD, Rusya, Çin ve İsrail yapımı bombalar mı yağdırılıyor?
Öyleki bu soruyu müftüye, imama, şeyhe, yazara ona buna sorarak cevap bulamazsınız?
Karar vicdanınızın.
Vicdan.
Vicdan şeytanla tanrının savaşında hiçbir maddeyi araya koymadan bir bebek, çocuk masumiyetiyle aranmış tertemiz zerre kir bulunmayan Muhammedî duruştur.
Ben buna Muhammedî vicdan diyorum.
İslam peygamberin sünnetine de ancak bu şekilde uyulur.
Ey şekilci ucubeler:
Çıkarttın sahte sarıklarınızı ve yüzünüzdeki kiri kapatmak için uzattığınız uzun sakallarınızı.
Görelim gerçek yüzünüzü.
Vicdanlı mümin kardeşlerim:
Allah ile aranızdan Allah ile aldatan şeytanları çıkartmazsınız, size Şah damarımızdan daha yakın olan Allah’ı anlamaz Allah’ı dahî put haline getirirsiniz.
Para yapar cebinize koyar, Şeyh yapar önünüze koyar, hatta helva yapar taparsınız.
Ömrünüz boyunca Allah’tan başka her şeyi bir vebal gibi sırtınızda taşırsınız.
O nedenle Allah’ın kelamı Kur’an ı anladığınız dilde okuyun.
İlaç prospektüsü gibi ezberlemeyin.
Zira çare ilacın kendisinde.
Aksi taktirde herkesin şimdilik cepheleştiği çok yakında kopacak olan büyük kıyamette kaybedenlerden oluruz.
Bizim için diyorum ki:
Bize her şeyi yanlış öğrettiler.
Beynime yüklenen 10 yıllık hurafeleri yıkmak için 30 sene uğraştım ve hâlâ uğraşıyorum.
Bu kalp nasıl yorulmasın.
Doğru yolda olana selam olsun!