FİSKOBİRLİK arazisi satılmamalı, Giresun’un geleceğine verilmelidir

Giresun’un gündeminde uzun süredir sıcaklığını koruyan bir konu var: FİSKOBİRLİK arazisinin akıbeti.

Kimi sessiz, kimi tepkili, kimi ise anlamazdan geliyor. Ancak bir gerçek var ki artık bu mesele “bir arsa meselesi” olmaktan çoktan çıktı. Bu konu, Giresun’un geleceğiyle doğrudan ilgili bir mesele haline geldi. Bu topraklar sadece geçmişin değil, geleceğin de üzerindedir ve bu nedenle FİSKOBİRLİK arazisi, Giresun Üniversitesi’ne devredilmelidir.

Bir yanda Giresun Üniversitesi gibi gençlere, bilime ve geleceğe kapı açmaya çalışan bir kurum var. Diğer yanda ise, Atatürk’ün emriyle kurulmuş bir çiftçi kooperatifinin, ne yazık ki son yıllarda elinde ne kaldıysa satmaya odaklanmış bir yönetimi. Bu arazi, yıllardır üniversitenin gelişim alanı olarak tanımlanıyor. Üniversite burayı istemekte haklı, çünkü bu alan olmadan kampüsün fiziki büyümesi imkânsız.

Ancak FİSKOBİRLİK yönetimi, 14 yıldır hiçbir somut adım atılmadığını söyleyerek bu talepleri boşa çıkarıyor. Oysa kamuoyu çok iyi biliyor ki, bu arazilerin satışa hazırlanması süreci uzun süredir adım adım planlanıyor.

Kimse, FİSKOBİRLİK’in borç batağında olduğuna itiraz etmiyor. Ama bu borçlar, bir kentin geleceğini peşkeş çekmenin bahanesi olamaz. Üstelik bu borçlar nasıl oluştu, neden bugüne kadar şeffaflıkla açıklanmadı?

Kaç gayrimenkul satıldı, bu satışlardan gelen paralar nerelere harcandı, bilen yok. Giresun’da sadece FİSKOBİRLİK’in değil, kamu yararının da zarara uğratıldığını görüyoruz.

Buradaki sorun yalnızca FİSKOBİRLİK’in değil, onu yöneten zihniyetin bir sorunudur. Kurumun yöneticisi, aynı zamanda iktidar partisinin milletvekili. Yani hem siyasi hem kurumsal güç aynı elde toplanmış durumda. Bu güç, halkın değil, belirli çevrelerin çıkarı doğrultusunda kullanıldığında, olan Giresun’a oluyor.

İYİ Parti milletvekili Burak Akburak, meclis kürsüsünde bu gerçeği yüksek sesle dile getirdi. FİSKOBİRLİK’in ya üretime devam etmesi ya da üniversiteye verilmesi gerektiğini söyledi. Bu arazi çiftçinin alın teriyle kazanıldıysa, bu ter bugün Giresun’un gençlerinin alın yazısı olsun. Çiftçinin alın teri, ranta değil, eğitime dönüşmelidir.

Siyasetin içinden çıkan bir başka gerçek daha var ki, kamuoyunun sesi hâlâ yeterince güçlü değil. Sivil toplum, belediye, akademi ve yurttaşlar olarak bu meselenin peşini bırakmamalıyız. Rektörlük, gerçekten bu alanı istiyorsa somut adım atmalı, kamuoyu desteğini arkasına almalı, ama bunu da şeffaflıkla yapmalıdır. Belediye, bu arazinin imarına asla izin vermemelidir. İmar, geleceğe değil, ranta kapı açar.

Netice itibariyle yinelemekte fayda görüyorum. FİSKOBİRLİK arazisi satılmamalı. Bu toprak bir kuruma değil, bir kente aittir. Üniversiteye verilirse, bu sadece bir arazi kazanımı değil, aynı zamanda Giresun’un kendi geleceğini sahiplenme iradesidir. Bugün bu karar alınmazsa, yarın bu şehir artık kendi çocuklarını bile tutamaz. Ve biz, bir kere daha satılmış oluruz. Bu kez sadece toprak değil, umutlar da satılmış olur.

Giresun’a yakışan, bu yanlışa dur demektir. Üniversiteye sahip çıkmaktır.

Ve nihayetinde, bu kentin geleceğini satılık görmemektir.

Tekil Yazı Reklamı - Alt – Masaüstü 336x280 piksel