
Türkiye’nin gündemi malum; her gün yeni bir karmaşa, yeni bir tartışma…
Ama Giresun’un gündemi başka.
Giresun’un gündemi 24 yıldır değişmeyen bir karmaşa.
Bugün biraz Giresun’dan söz edelim.
Giresun’da gündem fındık.
Giresun’da gündem Fiskobirlik.
Fiskobirlik Entegre Tesisleri’nin yol tarafındaki parça satıldı. Alanların, şehirde bilinen bazı iş insanları ve doktorlar olduğu konuşuluyor. Satıştan bir süre sonra ne oluyor? Belediye “revizyon imar planı” yapıyor ve bu arazi üniversite alanı olmaktan çıkıp yerleşim ve ticaret alanına dönüştürülüyor.
Tesadüf mü?
Elbette ki tesadüf…
Fiskobirlik zaten yıllardır arsa satarak ayakta duran bir kurum. Uzun bir satış listesi var ve hâlâ yaklaşık 3 milyar TL borç taşıyor. Bu gidişle Entegre Tesisler’in tamamının satılması da sürpriz olmayacak. Çünkü bu yönetimin, zarar eden 40 marketle ayakta kalma şansı yok. Sonunda yine arsa satılacak.
Sonra ne olacak?
Sonra yüksek perdeden konuşmalar…
Nezaket sınırlarını aşan beyanatlar…
Muhterem zat hem Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı hem de milletvekili olunca, kibir ve “büyüklük” hali kaçınılmaz oluyor. Bunu yıllar önce bir mali genel kurulda da görmüştük. Adı mali genel kurul ama kürsüde bilanço değil, dedikodu konuşulmuştu. Bilançoyu sorduğumda aldığım cevap hâlâ kulağımda:
“Ben bakmam, muhasebeci bakar.”
İdarecilik tam olarak buydu işte.
Gelelim üniversite meselesine…
Evet, söz konusu arazi üniversitenin genişleme sahasıydı. Ama yıllardır bu araziyi satın alamayan, gerekli adımı atmayan da üniversitenin kendisi. Eğer burası gerçekten üniversitenin geleceği için önemliyse, Giresun’un milletvekilleriyle, yöneticileriyle bir araya gelir, kaynak bulunur ve bu arazi alınırdı. Bu konuda açık söyleyeyim: Görevi ihmal eden üniversite yönetimidir. Onlar da Fiskobirlik’ten daha becerikli değil.
Fiskobirlik tamamen kapanmadan, Entegre Tesisler satılmadan önce hâlâ bir çare bulunabilir. Ama bunun yolu belli:
Marketleri kapatmak.
Bu marketlerle rekabet etme şansı yok, bunu defalarca söyledim.
Asıl dikkat çekici olan ise şudur:
Hiç kimsenin haberi yokken, bir anda revizyon imar planı ortaya çıktı.
Ne üniversitenin,
ne İnşaat Mühendisleri Odası’nın,
ne sivil toplumun…
Kimseye sorulmadan, belediye meclisinden geçirildi.
Oysa imar revizyonu dediğiniz şey öyle alelacele yapılmaz. 25 yıllık şehir planlamasıdır bu. Tartışılır, görüş alınır, kamuoyuna anlatılır. Ama burada tam tersi yapılmış:
Önce arsa satılmış, sonra revizyon planı yapılmış.
Ve tesadüf bu ya, arsa yerleşim ve ticaret alanına dönüşmüş!
Piyasada dolaşan iddialar daha da vahim:
Bu arsayı alan ortaklığın, imar değişikliği karşılığında belediyenin elektrik borcunu ödediği konuşuluyor. Bu çok ciddi bir iddiadır ve belediye yetkilileri bu konuda derhal açıklama yapmak zorundadır.
Revizyon planını detaylı inceleme fırsatımız olmadı ama ilk bakışta iki yer dikkat çekiyor:
Gedikkaya ve Fiskobirlik arazileri.
Giresun’un güzelliği karşısında ağzı açık kalan Gedikkaya imara açılmıştır. Geçmiş olsun zaten zar zor durmuştu yerleşim.
İktidar partisi ve belediyedeki muhalif AKP’liler “kısık sesle” itiraz etmiş deniyor. O kadar. Başka ses yok. Muhtemelen müteahhit AKP’lilerin de imar planında işleri düzelmiştir. Çıkar ortak olunca, iktidar–muhalefet fark etmiyor. İmar planı revizyonu için mahkemeye gidilecek mi akp tarafından merakla bekliyorum.
Belediyenin borçlu ve parasız olduğunu biliyorum. Zor durumda olabilir. Bunlar anlaşılır. Ama para, pul, borç… Bunlar telafi edilir.
Bir şehrin imarı ise geri gelmez.
Evet, belediyeyi borçlu devraldınız. Ama buna rağmen personel sayısını artırdınız, giderleri büyüttünüz. Borcu azalttığınızı söylüyorsunuz; doğru olabilir. Ama bunu gayrimeşru yollarla yapmak doğru değildir.
“Biz yapmadık, devlet yaptı” demek sonucu değiştirmez. Sonuç itibarıyla bu iş gayrimeşrudur.
Ben bu şehirde yaşayan bir yurttaş olarak,
belediye yetkililerinden açık, net ve gecikmeden bir açıklama bekliyorum.
Giresun’un artık tesadüflere değil,
şeffaflığa ihtiyacı var.