
Tarihi belgeler ortaya koydu: 42. ve 47. Alayların yanı sıra 44. Alay da Giresunlular tarafından kuruldu
Milli Mücadele dönemine damga vuran Giresun’un gönüllü kahramanları hakkında önemli bir tarihi gerçek gün yüzüne çıktı. Daha önce yalnızca 42. ve 47. Alayların Giresun’dan oluşturulduğu düşünülürken, yapılan yeni arşiv taramaları ve belgelerle 44. Alay’ın da Giresunlular tarafından kurulduğu ortaya çıktı. Bu çarpıcı bilgi, F. Rezzan Ünalp’in “Tirebolulu Şehit Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan – Giresun Gönüllü Alayları” adlı çalışmasında yer aldı.
ÜÇ ALAYLA MÜCADELE EDEN BİR KAHRAMAN ŞEHİR
Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın komutasındaki Giresun Nizamiye Alayı, Samsun’a sevk edilerek bölgede Pontusçu Rum çetelerine karşı mücadele etti. Bu birlik daha sonra üçe bölünerek 1921 yılı itibariyle 42., 44. ve 47. Alaylar olarak yeniden teşkilatlandırıldı. Daha önce sadece 42 ve 47. Alaylar bilinirken, yeni belgeler 44. Alay’ın da Giresun’dan gönderilen askerlerden oluştuğunu kanıtlıyor.
Yeni belgelerde, 44. Alay’ın doğrudan Giresun Milli Taburu’nun üç taburundan teşkil edildiği belirtiliyor. Ümraniye (o dönemde İmranlı) bölgesinde konuşlanan alayın iki taburu Giresun’dan oluşturulurken, üçüncü taburu isyan bölgesinde tamamlandı. Böylece, Giresun’un sadece cephe hattında değil, iç güvenlik ve isyan bastırma görevlerinde de aktif rol üstlendiği belgelendi.
ARŞİVLERDEN GÜN YÜZÜNE ÇIKAN GÜÇLÜ YAPILANMA
21 Mayıs 1921 tarihli askeri belgede 44. Alay’ın yapısı detaylı şekilde aktarılıyor. 1. Taburda 16 subay, 371 er, 345 tüfek, 35 hayvan bulunurken; 2. Taburda 6 subay, 366 er, 295 tüfek ve 28 hayvan yer aldı. Ayrıca makineli tüfek bölüğü, alay karargâhı ve Giresun Mürettep Süvari Bölüğü de bu yapının içindeydi. Bu yapı, Giresun’un askeri disiplini ve gönüllü katkısının büyüklüğünü gösteriyor.
YENİ NUMARALANDIRMA VE SAKALLI NURETTİN PAŞA’NIN ROLÜ
Merkez Ordusu Komutanı Sakallı Nurettin Paşa’nın önerisiyle alaylara yeni numaralar verildi. 42., 44. ve 47. numaraları alan bu alaylar, Giresun halkının gönüllü olarak katıldığı, eğitimli ve silahlı birliklerdi. Paşa’nın teklifleri kabul gördü ve Mustafa Kemal Paşa’ya yazılan telgraflarda Giresunlu Osman Ağa’nın birliği halk arasında hem korku hem güven uyandıran bir güç olarak tanımlandı.
GİRESUN MÜCADELENİN MERKEZLERİNDEN BİRİYDİ
Belgelerde ayrıca, Ordu halkının Osman Ağa’ya mensup bir taburun gelmesinden duyduğu korku ve saygının altı çiziliyor. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından Ankara’ya gönderilen telgrafta, halkın bu tabura büyük bir ciddiyetle yaklaştığı, birliğin bölgeye girmesinin bile büyük etkiler yaratacağı ifade ediliyor.
TARİH GÜNCELLENİYOR: GİRESUN’UN ROLÜ DAHA DA BÜYÜK
Bu yeni bilgilerle birlikte, Giresun’un Milli Mücadele’deki rolü daha da büyüyor. Artık yalnızca 42 ve 47. Alay değil, 44. Alay da bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olarak tarih sahnesinde yerini alıyor. Giresun, üç gönüllü alayla hem doğuda hem batıda, cephede ve iç güvenlikte bağımsızlık mücadelesinin taşıyıcı gücü olmuş bir şehirdir.