Yorulduk

Yorgunluk bireysel bir mesele olmaktan çıktı.

İnsanlar uzun uzun anlatmıyor artık.

Kısa cevaplar veriyor, geçiştiriyor, erteliyor.

Çünkü anlatmak da yorucu.

Yorulmak sadece çok çalışmakla ilgili değil.

Sürekli yetişmek zorunda kalmakla ilgili.

Gündemi takip etmeye, fikri olmaya, pozisyon almaya, cevap vermeye…

Bir gün içinde kaç şeye maruz kaldığımızı saymak zor.

Haberler, yorumlar, beklentiler, talepler.

Her şey acil, her şey önemli, her şeye dair bir duruş şart.

Ama insan bu tempoda derinleşmiyor.

Sadece dayanıyor.

Günlük hayatta en çok duyulan cümlelerden biri şu:

“Hiçbir şeye tahammülüm kalmadı.”

Bu bir kabalık ilanı değil.

Bir kapasite doluluk göstergesi.

Eskiden insanı yoran şeyler daha somuttu.

Şimdi ise dağınık.

Neye yorulduğunu bile tam söyleyemeden tükeniyor insan.

Belki de bu yüzden birçok şey yarım kalıyor.

Konuşmalar, planlar, hevesler.

İlgisizlikten değil; enerjinin parçalanmasından.

Bugün asıl mesele motivasyon eksikliği değil.

Dinlenememek.

Durmanın ayıp, yavaşlamanın risk sayıldığı bir yerde

kimse gerçekten toparlanamıyor.

Belki de bu yüzden herkes biraz gergin,

biraz sabırsız,

biraz uzak.

Bu bir kişisel sorun değil.

Bu, çağın temposu.

Tekil Yazı Reklamı - Alt – Masaüstü 336x280 piksel
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.