
18.Giresun Günleri, üç günlük etkinliklerin ardından tamamlandı. Yoğun ilgi gören, gösteri ağırlıklı organizasyon hemşehrilerimizin beğenisine sunuldu. Böylesi bir organizasyonu görmezden gelmek, elbette vicdan muhasebesini gerektirir.
İnsanların üç gün boyunca izleyip takip ettiği programın arkasında aylar süren bir hazırlık süreci vardır. İyi bir ekip kültürü oluşturarak ayrıntıları masaya yatırmak ve programı en az hatayla tamamlamak nihai hedeftir. Zaman zaman bu ve benzeri organizasyonlara şahit olduğum için işleyişi az çok bilirim. Bu nedenle, başlangıç aşamasında hiç kimsenin, kişi ve kuruluşların emek ve mücadelesini hafife almış değilim. Bu işin ne kadar zor ve meşakkatli olduğunun da farkındayım.
Çok daha önemlisi, “Giresun Günleri” adlı organizasyonun birçok Anadolu iline model olduğu gerçeğini de bilmekteyim. Sonuç olarak böylesi devasa bir organizasyonu sıradanlaştırma gibi bir niyetim söz konusu olamaz. Başlangıç ateşini dönemin Giresun Dernekler Birliği Başkanı Sayın Halil Kütük’ün, bir dönem yine başkanlık yapan şimdiki Meclis Grup İdare Amirimiz Sayın Hasan Turan’ın yaktığı organizasyonun 18’incisini yapmak, sıradan bir başarı olarak görülemez.
Meramımı anlattığım kanaatindeyim. Başarıları konuşmak ne kadar vicdani sorumluluğumuz ise arızaları konuşmak da aynı şekilde olmalıdır.
Eşyanın tabiatı gereği, süreç ilerledikçe bazı uygulamalar geleneksel hâle geliyor. Reaksiyon gösterilmeyince de doğru yapıldığında inat ediliyor. Bir kere olmazsa olmaz şekilde, Giresun Günleri adlı faaliyetin amacının ne olduğu masaya yatırılmalıdır. Bu tespit doğru yapılmazsa katılımın çok olduğu ancak magazinden öte gitmeyen bir tablonun ortaya çıkması kaçınılmaz son olur.
Mesela 18. Giresun Günleri’ni koordine eden kadronun, Giresun’a ne kazandırdıkları konusunda bir durum değerlendirmesi yapması gerekir. Uzaktan bakınca ilk etapta müzikal ağırlıklı bir faaliyetin ötesine gitmemiş gibi görünüyor. Sembolik ya da yasak savma hissi uyandıran, ilimiz için hayati önemi bulunan hususların es geçildiği gözlemleniyor.
İlimizin yetiştirdiği ender kimliklerden Sayın Murat Bolat üstadın yazısını dikkatle okudum. Kendisini tebrik ediyorum. Âdeta frekans uyumu sağladığımızı düşünüyorum. Süreç ilerledikçe rutin hâle gelen uygulamalar fazla bir karşılık görmüyor. Hep aynı yüzler, çoğunlukla ahbap çavuş ilişkileriyle tercih edilen sanatçılar…
Oysa bu organizasyon, ilimiz hakkındaki bilgi eksikliğimizi gidermemize zemin hazırlayacak donanımlara sahip olmalıydı. Mesela ilimiz adına gurur abidemiz Kırklareli Valimiz Sayın Uğur Turan’ı, mevcut Giresun Valimizin hayranlıkla dinlediğimiz tanıtımıyla sınırlı tutmamalıydık. Siyasal hayatın dışında; eğitim, kültür, sanat ve ilim dünyasında hiç de küçümsenmeyecek kimlikleri tanıma imkânımız olmalıydı.
Engin hoşgörü anlayışlarına inanarak tertip komitesine birkaç soru sormamı yadırgamazsınız inşallah.
Giresun Ticaret Borsası Başkanı Sayın Hamza Bölük davet edilerek tek ve yegâne ürünümüz fındık hakkında görüşleri alınsaydı, bu organizasyona gölge mi düşmüş olurdu? Kaldı ki Giresun kamuoyu, Ticaret Borsasının ne işe yaradığını Sayın Bölük sayesinde öğrendi.
Sanatçı tercihlerinizi hangi kriterlere göre dizayn ediyorsunuz? Oraya davet edilmek için komitede bulunan bir kimlikle illiyet bağı olması mı gerekiyor? Neden Giresun sanat dünyasının duayeni Murat Çelik listede yok? Biliyorum, bütün sanatçıları misafir etme imkânına sahip değilsiniz. Ancak ara sıra değişik isimler olsa daha iyi olmaz mı?
Benim değil ama kamuoyunda çok konuşulan yorumlara göre, o zeminleri bir sonraki hedefleriniz için atlama tahtası mı görüyorsunuz? Çok daha önemlisi, resim çektirmekten öte gitmeyen siyasal kimliklere daha yakın alaka göstermenin sağlayacağı fayda nedir?
Yine çok ciddi bir maliyet getiren bu faaliyet, yeteri kadar denetime tabi tutuluyor mu?
Bir sonraki Giresun Günleri programının, önce tertip komitesinin eksi ve artıları ayrıntılı şekilde değerlendirerek vatandaşlarımızın memnuniyet yüzdesinin artacağı bir organizasyon olmasını umarım.
Benim amacım üzüm yemek; kimseyi zemmetme niyetinde değilim. Daha da önemlisi, tertip komitesinin emek ve mücadelesini görmezden gelmek gibi insaf dışı bir niyetim yok. İsteğim, daha güzel şeylerin Giresun insanının hakkı olduğunun bilinmesidir. Kabul edip etmemek sizin takdirinizdir.
2