Sessizliğe itilen Karakaya (Orta Cami) İlkokulu

Politika harici anılarımdan oluşan yazılarım sonrası sosyal medyadaki okurlarım tarafından sürekli sorgulanıyorum: Mesleğine ait anıların yok mu?

İşte buradan yola çıkarak bugünkü satırlarımda bu öğretim yılında öğrencilere kapılarını kapatan, teneffüs ve dağılım zilinin artık çalmadığı bir okuldan söz etmeye çalışacağım.

Her fındık sezonu önünden aracım ile geçtiğim ve satırlarıma başlık :

‘KARAKAYA (ORTA CAMİ) İLKOKULU’

Bu sene son geçişimde aracımı durdurarak bir süre izlediğim okulun önünde kafamda canlanan hatıralar ve sessizliğe gömülen okulun kapılarını kapatmasının nedenleri nelerdi?

Oradan her geçişimde hüzünlenir ve çok üzülürüm.

Elbette en başta fındık zamanı köylerini hatırlayan vatandaşların büyük kentlere göçü ön plana çıkıyordu.

Okul daha yeni restore edilmiş haliyle Köy halkına ve çevreye beni unutmayın der gibiydi.

1970’li yıllara doğru uzanıyor ve komşu ilkokul Avcılı köyünde öğretmenlik yıllarım gözlerimin önünden film şeridi gibi geçiyor.

Haftanın belli günlerinde Karakaya ilkokuluna gezmeye gider orada görev yapan öğretmen arkadaşlar ile mesleki fikir alışverişinde bulunurduk.

O yıllarda yüzlerce öğrencinin eğitim gördüğü okuldaki bazı öğretmen arkadaşlarım

Okul müdürü Hüsnü Kılıçaslan, Kemal Duman, Harun Şahin, Davut Çiftçi, Aziz Semiz, Halil Kertmen, Teoman Albayrak, Hacer Demirkaya, Türkan Sarıkaya, Hatice Kılıçaslan, Hatice Hıdıroğlu (Çiftçi) ve Erzurum’lu Saadet Geçikli…

Bu sene başında kapılarını eğitim öğretime kapatılan okulun devamı için yetkililerden açıklama:

‘Beş öğrenci bulsaydınız kapatılmazdı’

İsterseniz o kapıları kapatılan Karakaya ilkokulunun geçmişine doğru uzanalım.

1936 yılından itibaren eğitim ve öğretime başlayan o zamanki adıyla Orta Cami ilkokulu 1941 yılından itibaren mezunlarını vermeye başlamıştır.

Fakat o yılların ulaşım zorluğu nedeniyle o mezunlar yüksek okullara gidememişler.

1944 yılında mezun olanlar ise Beşikdüzü öğretmen okuluna gitmeleri ile gördükleri zorluklar sonrası köylerine yürüme dönmüşler.

Ve bu okuldan mezun olan bürokratlar, iş insanları ve diğerleri saymakla bitecek gibi değildir.

Ve bir ara okulun satılacağı dedikoduları ortalıkta dolaştı ama gelen tepkiler üzerine vaz geçildi.

Şimdilerde okulun Giresun Üniversitesine kazandırılması için çalışmalar yapılıyor.

Nazmi Yayla, Ali Demir, Ayhan Yüksel ve bazı köyün il dışında yaşayanları tarafından bir komite oluşturularak çalışmalara başlamışlar.

Yeni restore edilen okullarının ziyan edilmemesi ve Giresun Üniversitesine kazandırılarak eğitim ve öğretimine Üniversite bünyesinde devam etmesi.

İsteseniz köyün coğrafi durumuna da bir göz atalım.

Çevrede merkezi durumda ve oldukça kalabalık bir nüfus ortalamasına sahiptir.

Her yönü ile Giresun Üniversitesine katılım sağlayacak bir konumda oluşu ise gözlere yansımaktadır.

Hele İletişim Fakültesine yakınlığı ile bilinmektedir.

Tekil Yazı Reklamı - Alt – Masaüstü 336x280 piksel