
Giresun… Fındığın başkenti, tarihî dokusu ve sahil boyunca uzanan benzersiz güzelliği ile hayat dolu bir şehir. Fakat son yıllarda, özellikle yaz sezonunda gündemine nefes aldırmayan bir mesele giriyor: trafik karmaşası.
Şehrin içinden geçen Karadeniz Sahil Yolu, aslında bir transit güzergâh olarak planlanmıştı. Ancak yolu şehir merkezinin ortasına kadar çekince, bu anayol adeta bir kentin ana caddesi gibi kullanılmaya başladı. Modern çevre yolları veya ciddi alternatif güzergâhlar olmadan kent içine tıkanan araç akışı, sabah ve akşam rush saatlerinde hayatı durma noktasına getiriyor. Kavşakların yetersizliği, sinyalizasyon eksiklikleri, plansız dönüşlerin neden olduğu gerilim ve artan araç sayısı bu sorunu derinleştiriyor.
Trafiği sadece bir “şerit azaltma” veya “ışık ekleme” problemi olarak görmek, gerçekliğin çok yüzeysel bir tarafıdır. Giresun’un sorunları, coğrafi yapısı, planlama eksiklikleri, kentin büyüme dinamikleri ve taşımacılık altyapısının yeterince yeni taleplere yanıt verememesi gibi çok katmanlı dinamiklerden besleniyor.
Neden Bu Kadar Yoğun Bir Trafik?
Bu tablo, şehrin sadece bugününü değil, aynı zamanda gelecekteki trafik yükünü de daha ağırlaştıracağı gerçekliğiyle yüzleşmemizi zorunlu kılıyor.
Çözüm İçin Stratejik Adımlar
Çözüm, sadece daraltılmış bir kavşak ya da yeni bir sinyal ışığı eklemek değildir; daha derin, kapsamlı planlama gerektiren bir yolculuktur:
Kent içine doğrudan giren transit trafiği hafifletmenin en etkili yollarından biri, yeni çevre yolları ve güney bulvar projesi gibi alternatiflerdir. Giresun’un güneyden dolaşan bir aksa sahip olması, trafik yükünü ciddi şekilde azaltabilir.
Sahil yolundaki kritik kavşaklarda alt ve üst geçitler ile trafik akışını bölünmüş hale getirmek gerekir. Bu, hem yaya güvenliğini artırır hem de araçların sürekli dur-kalk yapmasını engeller. Özellikle liman, çevre yolu bağlantı noktaları gibi yoğun noktalarda farklı seviyelerde kavşaklar trafiği rahatlatır.
Araç sayısının artışıyla birlikte özel araçlara bağımlılığı azaltmak, toplu taşıma hatlarını güçlendirmekle olur. Kent içi minibüs, dolmuş ve potansiyel raylı sistem alternatifleri üzerine yeni planlara ihtiyaç var.
Bulvarlar, ana arterler ve sahil şeridinde park alanlarının düzenlenmesi, şehir merkezindeki düzensiz parkların oluşturduğu daralmayı ortadan kaldırabilir. Ayrıca yaya yolları, bisiklet hatları ve park-trayl planları trafik yükünü hafifletir
Sonuç: Trafik Sorununu Bir “Kent Planlama Meselesi” Olarak Görmek
Giresun’un trafik sorunu, sadece geçici çözümlerle giderilecek bir sıkışıklık meselesi değildir. Bu, kentin geleceğe yansıyan bir planlama eksikliği ve altyapı ihtiyacıdır. Bir çevre yolu, birkaç kavşak düzenlemesi ya da yeni bir sinyalizasyon sistemiyle sorunun tamamen ortadan kalkacağını söylemek gerçekçi değildir. Ancak stratejik, bütüncül planlama ve uygulama bilinciyle bu yük hafifletilebilir; şehir merkezinin nefes alması sağlanabilir.
Giresun, yalnızca trafik akışını değil, aynı zamanda yaşam kalitesini de yükseltecek adımları hak ediyor. Kentin trafiğini bugün çözmek, geleceğini daha yaşanabilir kılmak demektir.
Bu konuda Giresun kamuoyunda, ciddi manada yetkilileri harekete geçirecek, gerek siyasi platformlarda, gerekse sivil toplum ve kamu idarelerinde bir duyarlılık tepki ve talep oluşmaması zaten sorunun özetidir.