Kansere karşı önleme çağrısı yükseldi

Kanserin yalnızca bireysel yaşam tarzlarıyla açıklanamayacağı, çevresel ve üretim süreçleriyle doğrudan ilişkili önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulandı. Dünya Kanser Günü ve Kanser Haftası kapsamında yapılan açıklamada, Türkiye’de kanserle mücadelenin tedavi odaklı ilerlediğine dikkat çekildi.

Kansere karşı önleme çağrısı yükseldi
Tekil Yazı Reklamı - 1 (Geniş Resimli Tekil Sayfa Şablonu için - Masaüstü) 728x90 piksel

Her yıl 4 Şubat Dünya Kanser Günü ve Kanser Haftası kapsamında bir kez daha kanserle mücadelede temel bir gerçek hatırlatıldı. Kanserin, yalnızca bireysel tercihlerle sınırlı olmayan; çevresel, enfeksiyöz ve üretim süreçleriyle doğrudan ilişkili önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olduğu ifade edildi.

Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın bilimsel değerlendirmelerine atıf yapılan açıklamada, kanser vakalarının önemli bir bölümünün hava kirliliği, gıda zincirindeki fiziksel, biyolojik ve kimyasal riskler ile zoonotik ve gıda kaynaklı enfeksiyonlarla ilişkili olduğu belirtildi. Buna karşın, Türkiye’de kanserle mücadele politikalarının büyük ölçüde tedavi odaklı yürütüldüğü, önleme ve risk azaltma boyutunun geri planda kaldığı vurgulandı.

TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI VURGUSU

Açıklamada, kanserden korunmanın insan sağlığını hayvan, bitki ve çevre sağlığından bağımsız ele alan yaklaşımlarla mümkün olmadığı ifade edildi. Tek Sağlık yaklaşımının, kanser dâhil olmak üzere günümüzün en ağır halk sağlığı sorunlarına karşı bütüncül ve bilimsel bir çerçeve sunduğuna dikkat çekildi.

Güvenli gıda üretimi, zoonotik enfeksiyonların önlenmesi, çevresel kirleticilerin izlenmesi ve kimyasal maruziyetlerin kontrolü gibi alanların kanser riskini doğrudan etkilediği belirtilirken, bu başlıkların tamamının veteriner hekimliğin uzmanlık ve sorumluluk alanı içerisinde yer aldığı kaydedildi.

VETERİNER HEKİMLİĞİN KRİTİK ROLÜ

Veteriner hekimlerin; gıda zincirinin üretimden tüketime kadar tüm aşamalarında, zoonotik patojenlerin kontrolünde, veteriner ilaç ve pestisit kalıntılarının denetiminde, mikotoksinler ve çevresel kirleticilerin izlenmesinde kritik görevler üstlendiği ifade edildi. Bu çalışmaların yalnızca hayvan sağlığını değil, toplumun uzun vadeli kanser riskini de doğrudan etkilediği vurgulandı.

Bu alanlarda yaşanan yapısal zafiyetlerin, yıllar içinde biriken ve sessizce büyüyen halk sağlığı sorunlarına zemin hazırladığına dikkat çekildi.

KURUMSAL BOŞLUK ELEŞTİRİSİ

Türkiye’de veteriner halk sağlığını ve Tek Sağlık yaklaşımını esas alan bağımsız, güçlü ve yetkili bir veteriner otoritesinin bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğu ifade edildi. Gıda güvenliği, çevre sağlığı ve zoonotik hastalıklarla mücadelede yaşanan kurumsal parçalanmışlık, eşgüdüm eksikliği ve yetki karmaşasının bilimsel gerekliliklerle örtüşmediği belirtildi.

2025 yılında gerçekleştirilen 4. Tarım ve Orman Şûrası Sonuç Bildirgesi’nde yer alan Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu’nun oluşturulmasına yönelik kararın hatırlatıldığı açıklamada, bu adımın henüz hayata geçirilmemesinin önleyici sağlık politikalarındaki eksikliği ortaya koyduğu ifade edildi.

“KANSELDEN KORUNMA ERTELENEMEZ”

Açıklamayı yapan Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi Yüksel, kanserin kader olmadığını ancak Tek Sağlık yaklaşımını ve veteriner hekimliği dışlayan politikaların kanseri toplum için kaçınılmaz bir yüke dönüştürdüğünü belirtti.

Yüksel, kanserden korunmanın insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan bilim temelli ve kamucu politikalarla mümkün olacağını vurgulayarak, Tek Sağlık yaklaşımının kurumsal olarak hayata geçirilmesi ve bağımsız bir Veteriner Otoritesi’nin oluşturulmasının artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

 

 

Tekil Yazı Reklamı - Alt – Masaüstü 336x280 piksel
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.