Cem Jugend Einstein Stalin

Sabah yanından geçtiğimde 1,97’ydi; gün ortasında 1,91’e, akşama yakın 1,85 cent’e (kuruş) indi. Litre mazot 4–5 cent yukarıda! Benzin istasyonlarımızın dünkü manzarası… İran savaşı 15–20 kuruş artış getirdi! Benzin ve dizel (mazot) sabahları günün en yüksek fiyatından depolara doluyor. Öğlene doğru litre fiyatı beş altı kuruş ucuzluyor, akşama yakın bir beş altı kuruş daha düşüyor! Bu manzara yıllardır sürüyor. Belli bir saati yok, işletenin inisiyatifinde! Bir istasyonun yanından geçerken gördüğümüz fiyat, iki dakika sonra değişiveriyor. İstasyonlar arasındaki fiyat farkı çok az. Bazı istasyonlar gün ortasında, bir iki saat süren sekiz on kuruşluk indirim yapıyor. Depomuzu akşamları doldurmaya bakıyoruz. Autobahn’da (otoban) litresi 15–20 kuruş pahalı. 30–50 litrede 6–10 euro fazla ödüyorsunuz. Mecbur değilsiniz! Autobahn’ların etrafı benzin istasyonlarıyla dolu. Aracınızın navigasyonu, akıllı telefonunuzun haritaları bu istasyonları size metresine kadar gösteriyor. Otobandan çıkıp iki üç kilometredeki istasyona gidip normal fiyattan deponuzu dolduruyorsunuz. Sakin ortamda mola yapıyor, kahvenizi içiyor ve ücretsiz tuvalete giriyorsunuz. Otobanlarda ücretsiz WC yok Almanya’da (70 cent–1 euro). Memleket yolumuzdaki Avusturya’da da aynısını yapmak mümkün! Macaristan, Sırbistan ve Bulgaristan’da benzinin litre fiyatı 1,50 euro civarında. Bulgaristan 2026 başında euroya geçti, yolculuk konforumuz artacak.

Cem Özdemir, önceki hafta yapılan eyalet seçimlerinde yarım puan oy farkıyla Baden-Württemberg eyalet başbakanlığını kazandı. Biliyorsunuz, Özdemir’in partisi Yeşiller. Partisine eş başkanlık, memlekete Tarım Bakanlığı yaptı. Ve şimdi Almanya’nın en zengin Baden-Württemberg eyaletinde başbakanlık yapacak. Yeşiller’de kadın kotası uygulanıyor: Erkek liyakatiyle, beyin gücüyle; kadın cinsiyetiyle eş başkan oluyor. Claudia Roth ile başlayan kof beyinliler dizisi, teoloji eğitimli Göring-Eckardt, Asya ile Afrika’yı ayırt edemeyen uluslararası hukukçu, dışişleri bakanlığı da yapan “büyük” politikacı Baerbock (şimdi BM Genel Kurulu Başkanı) ile devam etti. Bizler onları hiç ciddiye almadık, sözlerine gülüp geçtik. Ama bu memlekette onlara inanan milyonlar var! Cem, parti eş başkanlığından itelendikten sonra Yeşiller bağlantısını gevşetmeye başlamış; bakanlığı sırasında halkın içine girerek gerçek yaşamı görmüş, bir partinin, politikacının önce kendi insanına, kendi memleketine hizmet etmesi gerektiğini öğrenmişti! Eyalet seçim çalışmalarını kendi arkadaşlarıyla, partisinden birkaç yıl önce atılan—hayır, atılmamış—Kİ (yapay zekâ) Boris Palmer’in 1972 doğumlu olduğunu, Doğu’nun Thüringen’inde değil, Cem’in başbakanlık yapacağı eyaletin Tübingen isimli şehirciğinde 2007’den bu yana Oberbürgermeister, yani bağımsız belediye başkanı olarak görev yaptığını belirtiyor (beynimi mi okuyor?). Memleketin sosyal istilacılarla doldurulmasına karşı olduğu için 27 yıl üyesi olduğu Yeşiller’den 2023’te sürgün yedi! Cem, seçimde yarım puan arkasında kalan Hristiyan Demokratların genç (1988 doğumlu—dikkat, üretim değil doğum olacak) başkanı Manuel Hagel ile koalisyon hükümeti kuracak. Alman ikinci kanalında önceki gün kotalı eş başkan Brantner Hanım, seçimi Cem’in değil partinin kazandığını; bunda da en büyük pay sahibinin kendisi olduğunu söylemekle yetinmeyip ekledi: “Cem Özdemir parti çizgisinden ayrılamaz!” Aferin sana! Parti çizgisiyle dokuz seçim kaybetti, dün Hessen yerel seçimlerinde de havasını aldı! (Dördüncü.) “Deutschland verrecke” (geber Almanya) pankartıyla sokakları aşındıran Claudia Roth, kulakların çınladı mı? Kotalı Brantner Hanım da senin kadar memleketini seviyor! Yeşiller’in Grüne Jugend’i (gençlik kolu) Cem Özdemir’e direktifini verdi: Sosyal yardımlara dokunmak yok! Türkçesi; Alman’ın (memlekette çalışan herkesin) parasını sosyal istilacılara peşkeş çekmeye devam! Bu siyaset, Willy Brandt’ın, Helmut Schmidt’in partisi SPD’yi (Sosyal Demokratlar) yerlerde süründürüyor! Solcuları ve Hür Demokratları meclis dışı bıraktı (%5 seçim barajı). Baerbock, 35 bin istilacıyı NGO’lar (sivil toplum kuruluşları) vasıtasıyla memlekete sızdırdı! Göring-Eckardt Hanım’ın eşi gemilerle Akdeniz’de istilacı toplayıp Almanya’ya gönderiyor!

Einstein, “Hep aynı işi yapıp farklı sonuç beklemek aptallıktır.” demiş. Günter, memlekette hep aynı partiyi seçmekten vazgeçmeyen seçmen çoğunluğu bulunduğunun altını çiziyor. Genel seçimlerde (merkezî hükümet, Bundestag) bilhassa seksenli yıllardan sonraki Kohl, Merkel seçimlerinde seçmen maalesef bir partiye asılı kaldı! Eyalet seçimlerinde görevini yapmayanın faturasını hemen eline veriyor seçmen! Cem’in seçiminde Sosyal Demokratların oylarını yarıya indirdi, Hür Demokratları ve Solcuları meclisten attı! Doğu Almanya diktatörü Walter Ulbricht, utanç duvarını ördürürken kimsenin duvar yapmaya niyeti olmadığını beyan etti! İnsanlara dünyayı cehennem yapan Sosyalist Birlik Partisi’ni (SED) kurarken, “Demokrasi gibi görünecek ama her şey bizim kontrolümüzde olacak.” direktifini verdi. Doğu Alman halkı kırk yıl sonra sokaklara dökülüp yaptığı mitinglerle memleketi birleştirdi, demokrasisine kavuştu. Ulbricht’in patronu Stalin de seçim istiyordu ama bir şartla: Oyları kendisi sayacak! “Wählen ist in Ordnung, aber ich zähle die Stimmen.” Stalin. Ruslar seçim yapıyor ama memleketlerine demokrasiyi getiremiyorlar. Oyları Stalin’in izinden gidenler sayıyor olmasın!

Tekil Yazı Reklamı - Alt – Masaüstü 336x280 piksel
Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.