Savaştan dönen atlar Adiyat)

Savaştan dönen atlar Adiyat)

 

Savaştan dönen atlar (Adiyat)

Yazının başlığı, iniş sırasına göre 14. Hz. Ebubekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre, 100. Surenin adıdır, Adiyat.

Kısa bir sure olup 11 ayettir. Surenin birinci bölümü, savaş ve savaşta etkili silah ve araçların önemini vurgularken; ikinci bölümünde, mal sevgisi ve hırsının; Allah’a nankörlük derecesinde zirve yapacağı belirtilmektedir.

                Adiyat suresi: 1. Nefes nefese koşan. 2. tırnaklarıyla kıvılcımlar saçan, 3. sabah sabah akın edip, 4. Tozu dumana katan 5. Ve toplulukların ta ortasına kadar şimşek hızıyla dalan (at) lara yemin olsun ki 6. İnsan, hakikaten Rabbine karşı son derece nankördür. 7. Kendisi de buna bizzat şahittir. 8. Zira ondaki mal sevgisi / hırsı çok şiddetlidir. 9-10. Acaba bu insan, kabirdekiler dışarı saçıldığı ve kalptaki sırlar ortaya döküldüğü gün (hesap günü) 11. Rablerinin, o gün kesinlikle her şeyden haberdar olduğu gerçeğini bilmiyorlar mı?

                Savaşlar, toplum hayatında istenmeyen bir durum olsa da savunma ihtiyacı, zulüm ve terör karşısında, yaşamak için baş vurulan hayati bir gerçekliktir. Asıl olan, olması gereken, süreklilik arz eden ise kesinkes barıştır.

                Surenin ilk altı ayetinde Allah, savaş atları üzerine yemin etmektedir. Allah Kur’an’da çok farklı surelerde kainattaki birçok varlık üzerine (ay, güneş, kalem gibi) yemin etmiştir. Bu yeminler, verdiği mesajların önemini vurgulamak, varlığın kıymetini işaret etmek, ibret ve düşünmeye sevk etmek anlamındadır.

Müslümanlığın ilk yayılış dönemlerinde savaş için en çok ihtiyaç duyulan eğitimli savaş atlarıydı. Bu atlara sahip olan toplumlar savaş kazanmada zorlanmıyorlardı. Müslümanlara, müşrikler karşısında   savaş kazanmak istiyorsanız bu atlara sahip olacaksınız ikazı vardır.

Şimdi bu savaş atlarını ayetler ışığında günümüze uyarlayalım. Ayette geçen, nefes nefese koşan dan çok hızlı olanı. Tırnaklarıyla kıvılcım saçan dan, ateşli silahları. Sabah sabah akın eden den erken davranmayı. Tozu dumana katan dan, çok geniş alanları tahrip etmeyi. Ve toplulukların ta ortasına kadar şimşek hızıyla dalan atlardan ise, düşman caydırıcılığına karşı görünmez hıza sahip silaha sahip olmayı anlatmaktadır.

Günümüzde ABD, İsrail- İran Savaşında, surede savaşla ilgili verilmek istenenler örnekleriyle uygulanmaktadır. Savaşı kazanacak olan, yukarıda özellikleri verilen silahlara sahip olanlar olacaktır.

                Şimşek hızından, siber ve elektronik sistemlerle; düşmanın radar ve haberleşme merkezlerini bozmayı, S-400 leri hava savunma füzelerini, İHA-SİHA gibi görünmez ve silah taşıyan hedefe odaklanmış cihazları, tırnaklarıyla kıvılcım saçandan, her türlü kısa ve uzun menzilli füzeleri, bomba yüklü görünmez hayalet uçaklarını, Ve toplulukların ta ortasına kadar şimşek hızıyla dalan atlar yerine, elektronik cihazlarla programlanmış; nokta atışı ile hedeftekileri yok eden silahları; artık gözleme imkanımız vardır. 1400 sene önce indirilen bu ayetlerin, günümüz savaşlarını birebir anlatması, Allah için çok kolaydır. Yeter ki biz ibret almış olalım.

                Dikkat ederseniz, tabanca, top, tüfek, el bombası, zırhlı araçlar gibi zamanı dolmuş silahlardan, insanlığı top yekûn yok edecek, atom ve hidrojen bombalarından söz etmedim. Allah muhafaza!

Ayetler, dualardan hiç söz etmiyor. Biz ise ileri teknoloji ile elde edilen savaş araçlarını elde etmenin yollarını arama yerine, her gün camilerde toplu dualar etmeyi, çözümü ve savunmayı Allah’a havale etme kolaylığını seçmişiz.

Oysa Allah bizden, savaş için zamanın geçerli en üstün silahlara sahip olmamızı emrediyor. İnansın inanmasın, akıl ve irade verdiği insanlara karışmıyor. Kur’an’da kimin neler yapacağını veya yapmayacağını açık açık belirtmiş. Okuyup gereğini yapanları muzaffer kılarken, gereğini yapmayanları inansa da cezalandıracağını söylüyor. Ve öyle de oluyor. Müslüman toplumların halihazırda bu gerçeklerden haberi yok.

Allah, Enfal suresi 60. Ayette: Müslümanlardan, düşmanlara karşı caydırıcı bir askeri güç (silah, teçhizat, strateji, eğitimli insan gücü) hazırlamasını emrediyor. İşi dualarla Allah’a havale etmenin gereği yok. Allah, iyi niyetlilerle zaten beraberdir. Bundan şüphe yoktur.

Allah yine Ahzap suresi 58.ayette: “Allah ve melekleri Peygambere destek olurlar. Ey iman edenler! Siz de peygambere destek olun.” Buyururken, Müslümanlar, “Allahümme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed” (Allah’ım, Muhammed’e Sen iyilik ver destek ol.) diye cevap verirler. Oysa verilecek cevap: “Amenna ve saddakna” (İnandık ve tasdik ettik) olmalıdır. Bugün peygambere destek olmak, O’na indirilen vahye uymak, Müslümanca yaşamaktır. Elçiye başka türlü destek olma şansımız yoktur. Savaşta barışta Allah’ın emir ve yasaklarına uyanlar daima kazananlar olacaktır. Gerisi teferruattır.

Surenin ikinci bölümü ayrı bir yazı konusu olacaktır.

Selam ve dua ile

 

Nurettin Bölük 27.03.2026

 


2
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.