Çifte standartlı Fuat Köse

Sayın Fuat  Köse ile yollarımız son yerel seçim öncesinde kesişti. Üç ayrı proğramda Espiyede karşılaştık. Bu proğramlarda  sunucu olarak görev almıştım. Akış içerisinde sayın Köse ile tanıtım amaçlı bölüm gelince kendisinin çok mutlu olduğunu ifade ettiği jest niteliğinde konuşma yapmıştım. Daha sonra, kendi siyasal çizgisinde bir iş adamının yanında karşılaşınca teşekkür ifade  eden ifadelerde bulundu. Mütevazi görüntüsü, nezaket anlayışı hoşuma gitmişti. İçimden siyasal hayatımızın ihtiyaç duyduğu siyasal kimlik diye düşündüm. Hatta bütün siyasal kimliklerin böyle olması isteğimi farklı noktalarda yüksek sesle seslendirdim. Seçim sonrası Giresun Belediye  başkanlığını kazandı. Açıkcası sayın Köse ile frekans farklılığımız olsa da  kabullenmemiz gereken bir sonuç olarak görmüştüm. Aradan epey bir zaman geçince, Bulancak durağı yakınlarında bir çay ocağında karşılaştık. Hiç oralı bile olmadı. Hatta küçümser bir tavırla bir bakış atarak uzaklaştı. Yeni görevi gereği yoğunluk ve stres nedeniyle dikkatinden kaçmıştır diye düşündüm. Altı haziranda Gazeteciler Derneğinin kongresine katılmak için Giresun’a  gitmiştim, kapıda arkadaşlarla beklerken sayın başkanda geldi. Bazı arkadaşlarla selamlaştı. Bende bir belediye başkanına karşı saygı gereği ayağa kalkmaya hazırlanırken yine göz göze geldik, aynı tavra yeniden muhatap oldum.

Kongreyi izlemek için salona girdik. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye çağrılan Sayın Fuat Köse öylesine mükemmel bir konuşma yaptı ki takdir etmemek mümkün değildi. Hatta protokol tekniğine uymayan bir durumu bizzat kendi ifade ederek, durumu yumuşatan çok kibar ifadeler kullandı. Oysa böyle bir arızi durumun olmadığını divan başkanı duayen gazeteci ve cok donanımlı bir kimlik sayın Mustafa Öztürk izah etti. Sayın başkan  vekillerimizden sonra konuşmuştu.  Mustafa bey bu durumun sayın vekillerin talebi üzerine böyle bir sıralama yaptığını açıkladı.  Durum  anlaşılmıştı. Ancak sayın Fuat Kösenin tavrı  takdire şayandı. Anormal duygular yaşadım. Acaba sayın Köse içinde bulunduğu atmosfere göre mi tavır belirliyor?      Seçim öncesinin bu mütevazi, kibar , beyefendi karakteri, nasıl olurda böylesine çifte standart  sahibi bir kimliğe bürünebilirdi?  Açıkcası içinden  çıkamadım. Eğer böyle bir tavrı gelenek haline getirirsen , başkan olman yeteri kadar saygı görmene yetmez. Başkanlık size bir önem kazandırabilir ama değer kazandırmaz. Başkanlığınız bitince öneminiz de biter. Oysa değerli  insan olmak  çok kıymetli.

Sayın başkanım  sizinle belki bir daha karşılaşmayabiliriz. Tavrınız benim açımdan çok önemli değil.   Sanmayın ki  siz , gözlerden uzaksınız. Vatandaş her zaman    sizi dikkatle takip eder. Yüksek sesle kendilerini ifade edemeyebilirler ama not hanesine de   işaret koyarlar.  Bir araya gelmek için sayısız neden varken kapris yapıp yükseklerde uçmak, tavır sahibinden başka kimsede kabul görmez. Hele hele bu kanaatin toplumsal hayatımızda seslendirilmesi siyaset sonrası hayatınız için  iyi bir referans olmaz. Takdir  sizin hayat ta sizin.  Biz sadece  düşüncelerimizi  ifade  ediyoruz. Dahası  o beyefendi tavırlarıyla kamuoyunda  karşılık bulan Fuat Köseyi istiyoruz. Diğer Fuat köse bize gelmez. Çünkü biz çifte standartlı ya da iki kimlikli Fuat Köse   istemiyoruz.


2
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.