Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Fransız düşünür Alexis de Tocqueville
‘Devlet insanlara doğrudan baskı yapmak zorunda değildir. Onların hayatını yavaş yavaş düzenleyebilir, her şeyi onlar adına yapabilir ve sonunda insanlar özgürlüklerini kaybettiklerinin farkına bile varmayabilir.’
Kabaca şöyle bir tablo düşünün:
Devlet: “Sizin için her şeyi ben düzenleyeceğim.”
Vatandaş: “Ne güzel, benim uğraşmama gerek kalmadı.”
Sonunda vatandaş devlete bağımlı hale gelir.
Tocqueville’in korktuğu despotizm, insanları zincire vuran kaba bir diktatörlükten ziyade, vatandaşları pasifleştiren, onların yerine düşünen ve karar veren bir yönetimdir.
Yani yumuşak despotizm.
Peki demokrasiyi ne korur?
Tocqueville Amerika’da önemli bir şey fark etti:
Demokrasi yalnızca seçimlerden ibaret değildir.
Demokrasiyi ayakta tutan şeyler arasında:
vardır.
Tocqueville’in gözünde iyi vatandaşlık, devletin her şeyi yapmasını beklemek değil, insanların kendi aralarında örgütlenip ortak sorunlarına çözüm üretmesidir.
Çoğunluğun diktatörlüğü
Bir başka çok önemli kavramı da **”çoğunluğun tiranlığı”**dır.
Demokrasi çoğunluğun yönetimidir ama Tocqueville şunu sorar:
“Çoğunluk her zaman haklı mıdır?”
Cevabı hayırdır.
Çoğunluk seçimleri kazanabilir ama azınlığın haklarını ortadan kaldırmamalıdır.
Dolayısıyla gerçek demokrasi:
%51’in %49’a istediğini yaptırması değil, %51’in iktidar olmasına rağmen %49’un haklarını da koruyabilmesidir.
2