
Giresun’da çevreyi ilgilendiren iki ayrı maden davası mahkemeye taşındı. Bulancak ile Tirebolu-Görele hattındaki sondaj faaliyetlerine karşı açılan davalarda karar sürecine girildi.

Giresun’da maden arama faaliyetlerine yönelik açılan iki ayrı dava, Giresun İdare Mahkemesi’nde görüldü. Bulancak ve Tirebolu-Görele hattında planlanan sondaj çalışmalarına karşı açılan davalarda taraflar dinlenirken, mahkemenin kararını 15 gün içerisinde açıklaması bekleniyor.
BULANCAK DAVASINDA ŞİRKET TEMSİLCİLERİ KATILMADI
Bulancak Piraziz Çevre ve Doğa Derneği tarafından açılan davada, Tandır köyü ile Kovanlık beldesi Ahurlu Mahallesi sınırlarında yürütülen sondaj faaliyetlerine verilen izinlerin iptali talep edildi. Duruşmaya davalı şirket temsilcilerinin katılmaması dikkat çekerken, davacı taraf izinlerin hukuka aykırı olduğunu savundu.
TİREBOLU-GÖRELE HATTINDA TARTIŞMA BÜYÜDÜ
Tirebolu ve Görele ilçelerinde planlanan maden arama faaliyetlerine karşı açılan davada ise Alagöz Maden şirketi savunma yaptı. Şirket avukatı, maden faaliyetlerinin ekonomik kalkınma açısından gerekli olduğunu öne sürerken, davacı taraf bu görüşe sert tepki gösterdi.
Duruşmada söz alan yurttaşlar ve dernek temsilcileri, bölgede daha önce yürütülen madencilik faaliyetlerinin ciddi çevresel tahribata yol açtığını ve yeni projelerin geri dönüşü olmayan zararlar doğurabileceğini ifade etti.
“ÇED SÜRECİNDE HUKUKA AYKIRILIK VAR” İDDİASI
Davacı tarafın avukatı Sevda Karataş Şahin, her iki dosyada da verilen izinlerin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptal talebinde bulundu. Şahin, özellikle ÇED sürecinde yaşanan belirsizliklerin ve yetki tartışmalarının yürütmeyi durdurma kararlarına gerekçe oluşturduğunu ifade etti.
DOĞA VE YAŞAM ALANLARI VURGUSU
Açıklamalarda, maden projelerinin sadece çevreyi değil, bölgedeki su kaynaklarını, tarım alanlarını ve yaşam alanlarını da tehdit ettiği vurgulandı. Ayrıca UNESCO somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan Kuşdili’nin de risk altında olduğu dile getirildi.
GİRESUN’DA MADEN TARTIŞMASI DERİNLEŞİYOR
Giresun’da son yıllarda artan madencilik faaliyetleri, çevre ve yaşam alanları üzerinden yoğun tartışmaları beraberinde getiriyor. Açılan davalar ve yürütmeyi durdurma kararları, sürecin hukuki boyutunu daha da ön plana çıkarırken, bölge halkının tepkisi de giderek büyüyor.
Mahkemenin vereceği kararın, yalnızca bu projeleri değil, Giresun’daki benzer madencilik faaliyetlerinin geleceğini de doğrudan etkilemesi bekleniyor.
2