Giresun’un Trafik Gerçeği: Sorunları Doğru Yerden Tartışmak

Giresun’da uzun süredir gündemde olan dalçık projesinin iptal edilmesi, bana göre geç kalmış ama doğru bir karardır. Çünkü dalçık, kâğıt üzerinde “çözüm” gibi dursa da, şehrin gerçek trafik sorununu çözecek bir proje değildi. Hatta tam tersine, zaten dar bir alana sıkışmış kent merkezindeki yükü daha da artıracak, Giresunluların günlük hayatını zorlaştıracaktı. Proje, esas olarak Trabzon transit geçişini rahatlatmayı hedefliyordu; ancak Giresun’un asıl ihtiyacının bu olmadığını hepimiz biliyoruz.

Bugün Karadeniz Sahil Yolu’nun Trabzon–Ordu istikametinde bir tıkanma yaşandığı doğru. Fakat aynı yoğunluk Ordu–Trabzon yönünde görülmüyor. Yani sorun, Giresun’un iç trafiğinden çok, çevre illerin akışındaki dengesizlikten kaynaklanıyor. Giresun’un üzerine yüklenen görev ise taşımayacağı kadar ağır.

Bu nedenle çözüm bence oldukça basit: Limanın sahil hattından yalnızca bir metre alınarak dış şeride ek bir şerit ilave edilmesi, hem Trabzon geçişini rahatlatır hem de Giresun’un şehir merkezindeki trafik yükünü artırmaz. Maliyeti ve yıkıcılığı düşük, etkisi ise yüksek bir hamle olur.

Dalçık için ayrılan yaklaşık 400 milyon liralık ödenek, çok daha rasyonel bir projede kullanılabilir. Örneğin Batlama Deresi’nden başlayıp Gemilerçekeği Camii civarında ortaya çıkan bir şehir içi trafik tüneli… Bu tünel, bugün için geçici bir çözüm gibi görünse bile, gelecekte şehir içi ulaşımın omurgasını oluşturabilecek bir yatırımdır. Üstelik yapılan her yatırımın “geçici” değil “tamamlayıcı” bir halka olduğunu unutmamak gerekir.

Ancak bütün bu tartışmaların üzerinde bir gerçek var ki, Giresun’un esas nefes borusu olacak proje Güney Çevre Yolu’dur. Karadeniz’in neredeyse tüm illerinde ve ilçelerinde güney çevre yolları bulunurken, Giresun hâlâ bu hayati yatırımdan mahrum. Bu yüzden yıllardır şehir içi-sahil hattı tek bir noktaya sıkışıyor, trafik ise doğal olarak kilitleniyor.

Burada bir yanlışı tekrar tekrar vurgulamak şart: Dalçık, Güney Çevre Yolu’nun alternatifi değildir. Asla da olamaz. Sahil yolu üzerine yapılan her ekleme, zaten dolmuş bir bardağa su koymak gibidir.

Üstelik işin ekonomik tarafı da son derece makul. Güney Çevre Yolu dış finansman gerektiren bir proje değil; tamamen Türk Lirası ile yapılabilecek nitelikte. Zaman ve yakıt tasarrufuyla kendisini 5–6 yıl içinde amorti etme potansiyeli olan bir yatırımdan söz ediyoruz. Giresun ekonomisine, ticaretine ve sosyal yaşamına katacağı değeri ise ölçmek bile zor.

Gelelim işin siyasi boyutuna… Giresun’da seçtiğimiz politikacıların ne yazık ki uzun süredir “seçilmiş” değil de “atanmış gibi” davrandıkları bir gerçek. Gözlerini ve kulaklarını Ankara’ya çevirenler, şehrin gerçek nabzını tutmayı ihmal ediyorlar. Delegelerin ya da üyelerin doğrudan seçtiği bir temsil mekanizmasının, çok daha duyarlı ve kararlı bir siyasi kadro ortaya çıkaracağına inanıyorum.

Geçmişte bir milletvekilinin kendi seçmeninin fındığına bile “hayır” oyu verebildiğini hatırlıyoruz. Bu bile Giresun’un neden güçlü, hesap verebilir bir temsil mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

Son söz şu: Giresun’un trafik sorunu teknik bir konu olduğu kadar bir irade meselesidir. Doğru projeyi seçmek, yanlış projede ısrar etmemek ve şehri günü kurtarmak için değil geleceğe hazırlamak gerekir. Dalçığın iptali doğru bir adımdı; şimdi sıra cesur ve kalıcı çözümlere geliyor.

Tekil Yazı Reklamı - Alt – Masaüstü 336x280 piksel