Öğretmenler günü mü dediniz?

Yirmi dört Kasım Öğretmenler Günü imiş. Öğretmenlik mesleğinin güzelliklerinden başlayarak ne kadar önemli olduğunun anlatıldığı günün adıdır Öğretmenler Günü. Devletin en üst kademesinden başlayarak aşağıya doğru neler anlatılır neler. Böylesine gurur okşayan ifadelere rağmen pratik hiç de öyle değildir. Hatta günün anısına sosyal, kültürel ve sportif aksiyonlar gerçekleştirilir. Samimiyeti hep tartışma konusu olan sözlü ve fiilî davranışlar meslek erbabında fazla karşılık bulmaz. Çünkü bu meslek grubunun sahadaki karşılığı anlatılan gibi değildir. Zaten seksenli yıllarda hayatımıza giren bu ve benzeri hafta ve günler, tarihimiz ve kültürel dokumuzla uyuşmaz. Çavuşesku Romanya’sından alıntı olarak hayatımıza girmiştir.

Bizim tarihimizde öğretmenlik, hak ettiği değeri fazlasıyla görmüş bir meslektir. Fatih Sultan Mehmet Hazretlerinin çocuğunun öğretmenini şikâyet etmesi üzerine, çocuğun yanında hocasından fırça yemesi başta olmak üzere onlarca örnek gösterilebilir. Yavuz Sultan Selim’in hocasının atından üzerine sıçrayan çamuru sevgi ve saygıyla karşılaması çok meşhur hikâyelerdendir. O olayların yaşandığı takvimlerden hiçbiri otuz Kasım’a denk gelmemişti. Demek ki sadece bir günlüğüne samimiyeti tartışma konusu olan kutlamalar magazinden öteye gidememiştir. Ülkemizde bu mesleği icra edenler, durumun farkında olmalarına rağmen mesleki samimiyet gereği görevlerini devam ettirmekteler. Hak ettikleri saygınlığı görmediklerini bildikleri hâlde ideal bir mesleğin erbabı olduklarının farkındalar. Bu farkındalık moral ve motivasyon açısından onlar için çok daha değerlidir.

Dolgu malzemesi gibi kullanılmak, milyonları bulan bu camiayı üzmüştür. Kendi kurumunda bile üst düzey yöneticilerine ulaşmak için aracı bulmak zorundadırlar. Diğer meslek gruplarında onların işlerine yaradığı kadar değer görürler. Mesela bir adlî yetkili ile hukukları var mıdır? Görev sahasında veya dışarıda herhangi bir gerekçe ile öğretmenevlerinden istifade edebilirler mi? Öncelik öğretmenin mi yoksa hatırlı kişilerin mi? Onlarca yıldır gündeme getirilmesine rağmen; hâlâ Öğretmenlik Teşkilat Yasası çıkmadı. Daha kötüsü, başka meslek gruplarına olan uygulamalar maalesef öğretmenlikte rafa kaldırılmıştır.

Mesela bir üst düzey emniyet mensubu, soruşturma ve benzeri nedenlerle tenzili rütbeye indirilmez. Öğretmenlikte ise bırakın okul, ilçe ve il millî eğitim müdürlüğünü; Bakanlık yetkilisi olsanız dahi sizi oradan alıp direkt sınıfa öğretmen olarak verebilirler. Son derece onur kırıcı olan bu uygulama düzelmedikçe Öğretmenler Günü magazinden öteye geçmez. Siz ısrar edecekseniz bilemeyiz. Biz de küçük bir soru hakkımızı kullanırız:

Sahi Öğretmenler Günü mü dediniz?

Tekil Yazı Reklamı - Alt – Masaüstü 336x280 piksel