
Mart ve Nisan aylarında Giresun ve Trabzon kamuoyunda bir gündem oluşur. Osman Ağa ve Ali Şükrü Bey… Bu aylar her ikisinin de ölümleri nedeniyle gündeme geldiği zamanlardır. Bilen de bileyen de konuşur.
Millî Mücadele Kahramanı Giresunlu Feridunzâde Osman Ağa’nın ölümünün 80. yılında Anıt Mezarına bir saldırı yapılmıştı. Bu saldırı tarafıma yapılan bir ziyaret sonrasında ortaya çıkmıştı. Giresunlu genç bir çocuk Giresun Tarihi Yazıları almış imza için gelmişti. O arada Osman Ağa’nın Kaledeki anıt mezarının kazındığını gördüğünü söyledi. Ben de buna inanmadım ve yanımda bulunan anıt mezarın resmini göstererek bu değil herhalde dediğimde ısrarla evet bunu dün çıktığım kalede gördüm, bu anıt demez emi? Anlaşılan bu anıt mezarındaki yazıların kazınma işi 3 ay olmuş da Giresun’dan kimsenin haberi yok. İlk işim Trabzon’da mutavattın Hüseyin Mümtaz Ağabeyime haber vermek oldu. Sonrasında Candemir Sarı’yı arayarak bu konunun tahkikini rica ettim. Candemir Sarı’dan gelen cevap olayı doğruluyordu. Evet anıt mezardaki tarihi kayıtlar silinmişti. Peki kim yaptı? Bu bilinmiyordu.
Olay acıydı ve bunun Türkiye kamuoyuna duyurulması gerekirdi. Önce arkadaşım Erhan Afyoncu’ya bahis ettiğimde Murat Bardakçı’ya iletmemi istedi. Murat Bardakçı’ya gerekli dokümanları verdim ve sağ olsun konuyu kamuoyuna duyurdu. Bu arada tabi Murat Bardakçı kazınan yazılı eski anıtın resmini istiyordu. Giresun’da arkadaşlarından istediğimde Giresun basın hayatında ve kültüründe yer alan hiç kimseden fotoğraf bulamadım. Buna rahmetli Yücel Dağlı imdadıma yetişti. Kültür Sempozyumu nedeniyle geldiği Giresun’da Yücel Dağlı’nın Kale’de görüntü aldığını biliyordum. Yücel Dağlı’nın bana tavsiyesi eşi şiçin “Bahar Hanıma söyle, seni kırmaz fotoğrafı arar sana verir” demek olmuştu. Bahar Hanım arşivinden fotoğrafı verdi.
Ne garip ki. Giresun tarihine yapılan bu tecavüzü kimse üstüne almadı!.. Anıt mezardaki kitabe AB uyum yasaları gerekçe gösterilerek kazınmıştı. Sonrasında dönemin TTK başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun raporu ile metnin ve çevrim yazısı uzun bir uğraştan sonra yeniden hakk edildi.
Bütün bu süreç olurken Giresun’dan birkaç isim dışında yürekli bir ses çıkmadığını söyleyebilirim.

2