Yiğit Giresun’un hakkı teslim edilsin!

Giresun, Kurtuluş Savaşı’nda yalnızca bir şehir değil, bir direniş sembolü olmuştur. Bu toprakların insanı, söz konusu vatan olduğunda gözünü kırpmadan cepheye koşmuş, milletin kaderini değiştiren mücadelelerde en ön safta yer almıştır. 42., 44. ve 47. Giresun Gönüllü Alayları, halkın kendi imkânlarıyla oluşturduğu destan ordularıydı. Onların öncülüğünde Giresun, Sakarya’dan Dumlupınar’a, Afyon’dan Kafkaslar’a kadar savaş meydanlarını cesaretiyle doldurdu.

Ve o kahramanların arasında iki isim, bir şehrin onurunu temsil eder hale geldi: Milis Yarbay Topal Osman Ağa ve Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan.
Topal Osman, yalnız Giresun’un değil, Anadolu direnişinin sembolüydü. Kendi kurduğu gönüllü alayıyla Karadeniz sahillerini düşmandan arındırdı, Mustafa Kemal Paşa’nın muhafız birliğini oluşturdu. Ankara’nın savunmasında, Meclis’in bekçiliğinde Giresun’un yiğitleri onun komutasında nöbet tuttu.
Hüseyin Avni Alparslan ise Sakarya Meydan Muharebesi’nde canını vatan uğruna veren bir başka kahramandı. Şehadetiyle Giresun’un adını cepheye kazıdı, “Yiğit Giresun” unvanını sonsuzlaştırdı.

Ne var ki o destanın ödülü hâlâ verilmedi.
1939 yılında çıkarılan 3579 sayılı Kanun, Giresun’un gönüllü alaylarına İstiklal Madalyası verilmesini hükme bağlamıştı. Aradan 86 yıl geçti; ama bu onur hâlâ resmen teslim edilmedi.

Bu haksızlık, Giresun’un tarihine vurulmuş bir mühür gibi duruyor.
İşte bu yüzden, Giresun’un akil insanı dediğim GESOB Başkanı Ali Kara, büyük bir kararlılıkla harekete geçti. “Yiğit Giresun’un hakkı teslim edilsin!” diyerek bir imza kampanyası başlattı. Kara, yaptığı basın açıklamalarında “Komşu iller madalyalarını alırken, üç gönüllü alay göndermiş Giresun’un dışarıda bırakılması vicdanlara sığmaz” diyerek herkesi bu mücadeleye katılmaya çağırdı.

Kampanya kısa sürede büyüdü, Giresun’un dört bir yanından ses geldi. Ancak asıl yankı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde duyuldu.
CHP Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Giresun’un üç gönüllü alayı, Cumhuriyet’in temellerine kanını ve onurunu katmıştır. Bu madalya sadece Giresun’a değil, vatan sevgisine verilmelidir” diyerek destek verdi. Gezmiş ayrıca konunun yeniden gündeme alınması için Meclis Başkanlığı’na yazılı önerge sundu.

MHP Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal ise milliyetçi bir duruşla Giresun’un bu haklı talebini kürsüden dile getirdi: “Giresun, yeşilin ve denizin olduğu kadar yiğitliğin de kentidir. İstiklal Madalyası’nın bu kente verilmesi, tarihimize ve şehitlerimize olan borcumuzdur.”
Konal’ın bu çıkışı, partiler üstü bir sahiplenmenin yolunu açtı.

İYİ Parti Milletvekili Burak Akburak da Giresun’un evladı olarak, konuyu hem Meclis gündemine taşıdı hem de sosyal medyada geniş kitlelere duyurdu. Akburak, “Bu mesele siyaset üstüdür; Giresun’un alın terine, şehit kanına, vatan sevdasına verilen bir sözdür” diyerek çağrıda bulundu.

Ancak bütün bu çabalara rağmen, AK Parti milletvekillerinden ne yazık ki beklenen ses yükselmedi. Giresun’un hakkı için tek bir güçlü çıkış, tek bir Meclis önergesi dahi gelmedi. İktidar partisinin temsilcileri, adeta kulaklarını bu haklı talebe kapattı. Sanki Giresun’un madalyası değil de, siyasi bir hesap konuşuluyormuş gibi sessiz kaldılar.

Oysa bu mesele siyaset değil, tarihî bir vicdan borcudur.

Giresun’un hakkı, sadece Giresun’un değil, Türkiye’nin onurudur. O madalya, vatanın bağımsızlığı için can verenlerin hatırasını temsil eder. Giresun’un yiğitleri o madalyayı çoktan kazandı; şimdi sıra, devletin bu onuru resmen teslim etmesinde.

Her Giresunlu, her Karadenizli ve her vatansever bu çağrıya ses vermelidir. Çünkü bu mücadele, sadece bir şehir için değil, bir milletin hafızası içindir.

 

İMZA KAMPANYASINA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Tekil Yazı Reklamı - Alt – Masaüstü 336x280 piksel