Altılı masada hazırlanan strateji

Yayınlama: 07.03.2023
104
A+
A-

Ülkemize büyük acılar yaşatan deprem felaketinin yaraları tam açılmış kanarken, milli ittifak masasında oluşan Kılıçdaroğlu- Akşener siyasi depremi bir anda gündemimizi meşgul etmeye başlamıştır.

Ben dâhil herkes, bu acılı günde RTE lehine yapılmış hissi veren son dakika siyasi manevra sebebiyle Akşener’e büyük tepki göstermiş, hatta bu ayrışmanın cumhuriyet, laiklik, milli değerlere hainlik yapıldığı hissi oluşmuştur.

Akşener, DYP’de başbakanı Tansu Çiller’i, kurucusu olduğu AKP’de RTE’yi, sonradan katıldığı MHP’de Devlet Bahçeli ile yollarını ayırması, bu seferde bulunduğu Milli İttifak masasını dağıtması bir çeşit kadınlık duygusallığı ile ani karar vermesi şeklinde tarif edilse de; ben bu yapılan manevranın, önceden Kılıçdaroğlu ile birlikte organize edilmiş bir plan olduğu kanaatine sahibim.

Ortalığı kaplayan toz duman, kara bulutlar dağılmaya başlayınca artık bu planın gerçeklilik değerinin ne olduğunu araştırmak gerekiyordu.

Akşener altılı masayı dağıtmasaydı ne olurdu?

Yüzde 47-53 bandında gezen Cumhur İttifakı daha birinci turda seçimi kazanır, RTE cumhurbaşkanlığı makamında oturmaya devam ederdi.

Peki, Akşener’in Millet İttifakından ayrıldıktan sonra ne olacak:

Geleneksel CHP karşıtı olan, ayrıca Alevi olduğu için asla Kılıçdaroğlu’na oy vermeyecek ama mafyalaşmış, ekonomik olarak ülkeyi sınıfta bırakmış RTE’ye oy vermek istemeyen yüzde 7-10 bandında ki AKP’li ve MHP’li seçmen gurubu, bu sefer gönül rahatlığı ile İyi Partinin adayına oy verecek, sonuçta RTE birinci turda seçilemeyecektir.

Birinci tur seçimine katılan, İyi Parti, Millet İttifakı, HDP, Muharrem İnce, Zafer Partisi, TİP gibi sol örgütler ve şahsi Sinan Oğan, ikinci turda RTE karşısında ölümüne Kılıcdaroğlu’nun yanında yer alacaktır. Akşener’e birinci turda oy vermiş AKP’liler RTE ye dönseler dahi, (ben tamamını zannetmiyorum) Millet İttifakına katılacak diğer unsurlar bu açığı fazlasıyla kapatıp Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanlığı makamına oturtacaktır.

Bana göre tam bir siyasi mühendislik olarak hazırlanmış bu senaryo gayet tutarlı..

Hala Kılıçdaroğlu’na CHP için de çok sayıda küskünler var. Bunlar her seferinde oy kullanmayacaklarını beyan etmektedirler.

Olay Kılıçdaroğlu değildir. Olay geleceğimizin teminatı cumhuriyet, laiklik, milli değerler, sosyal yaşam, hakça düzen, parlamenter sistem ve hak hukuk adalet kavramlarıdır. Şu anda iktidarı tamamen mafyavari çeteler ele geçirerek ülkenin zenginlikleri yağmalanmaktadır. Devletin kurumları bu mafyanın emri altındadır. Bu mafyanın başı da hükümetin ikinci adamıdır.

Bir Sinan Ateş olayı halen aydınlanmamışken Kılıçdaroğlu boşuna bağırmıyor “devletin 468 Milyar dolarını bu hırsızlardan geri alacağım, Sinan Ateş olayını ben çözeceğim” diye..

Kılıçdaroğlu’na oy kullanmayanların oyu RTE hanesine artı olarak yazılacaktır.

Bu Atatürk yolunda son virajdır. Ondan sonra ki sızlanmalara yer yoktur..

Hepimizin mafyanın korkuttuğu birer ruhsuz birey olduğunu kabul edebilir misiniz?

REKLAM ALANI