Bunlar iyi zamanlar

Bir memleket düşünün; toprağının yüzde 85’i maden arama sahası olmuş.

Yani köyde kapınıza, çitinize, bahçenize makineler gelir, sondaj yapmaya başlarsa şaşırmayın; emin olun, yapacak bir şeyiniz kalmamış demektir.

Eğer çevreye zarar vermeyecek bir çalışma olsa kimse ses çıkarmaz. Ancak yaşamın temel unsurları olan hava, su ve toprak zehirlenecek, kirlenecekse; nitekim Çatalağaç’taki maden nedeniyle derede gomid (bir balık türü) bile şimdiden kalmadı.

Çevrede ot, yaprak bile bitmeyecek. Bu gidişle ne fındığınız kalacak ne de çit dibindeki pancarınız.

Bu denli kayıtsızlık neden?
Akıl alır gibi değil. Bu, lokal bir işletme değil ki… Zararı havaya, suya, toprağa, denize.

Yenilenin, içilenin güvenli olduğundan nasıl emin olacaksınız? Yarın hastalıklar artacak. Siz olmasanız bile çocuklarınız bunun bedelini ödeyecek.

“Bana bir şey olmaz”, “Biz onlarla baş edemeyiz” anlayışı bölgemizin sonu olacak.

İstenen tek bir şey var: Çevreye zarar verilmemesi. Bu da en tabii haktır.

Sessizlik, sonun başlangıcıdır; bunu unutmayalım.

Memlekete gurbetten ciddi dönüşler var. Evler yapılıyor vb. Peki neden geliyoruz? Bu gidişle o cazibe kalmayacak. Buralar yaşanabilir bir yer olma özelliğini yitirecek.

Not: İstatistiksel bir konu olarak, genel itibarıyla bu tür sosyal paylaşımlar pek ilgi çekmiyor. Bu paylaşımlara bakış ne yazık ki böyle. Bunun neyin ölçüsü olduğunu ise şimdilik yazmayacağım.


2
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.