
Sene 1914-1915…
Özellikle Giresun bölgesinden seçilerek, hatta gönüllü olarak oluşturulan bir birlik (başka illerden de katılım vardır), Tarsus–Bağdat tren yolunun güvenliği için bu bölgeye sevk edilir. Bu birlik, “Toroslar İstihkâm İnşaat Taburu” ya da “Menzil Hattı Muhafız Kıtası” olarak anılır. Çok çetin mücadeleler verilir. Bunun yanında ölümlere yol açan bir tifo salgını da vardır ve 29 Giresun evladı şehit olur.
Bunlardan 21’i Görele, 6’sı Tirebolu, diğerleri ise Eynesil, Ören, Espiye ve Giresun merkezdendir.
Aradan tam 111 yıl geçmiş. Bundan birkaç yıl önce öğrendim ve atladım gittim Çamalan Türk Şehitliği’ne. Hemen Alman Şehitliği’nin karşısında. Gerçi Almanlar ölülerini alıp gitmiş, sembolik bir mezarlık bırakmışlar; ölenlerin çoğu da bir kaza ya da hastalık sonucu hayatını kaybetmiş.
Ben 20 kişi diye gitmiştim.
“Nasıl olur da bilinmez?” diye çok hayıflandım, utandım; utanıyorum da… Ancak yalnızca 3 Giresunlu buldum. Şaşırdım ve çevre incelemesi yaptım. Şehitliğin etrafında kırılmış birçok mezar taşı gördüm ve ne gördüysem video kaydını da aldım. Bunu haber yaptım. Kimseden çıt dahi çıkmadı bizlerden, ne yazık ki.
Tıpkı İstiklal Savaşı’nda yalnızca İscehisar Dedesivri Tepesi’ndeki 13 şehidimiz varmış da başka şehidimiz yokmuş, iki gönüllü alay da salimen geri dönmüş gibi… Utanılacak, yüz kızartacak bir aymazlık, bir vurdumduymazlık.
Peki neler oldu, 29 şehidimiz nerede?
Ara vermedim; sorguladım, araştırdım ve önce tek tek şehitlerimizin isimlerine ulaştım. Köyü, baba adı, ilçesi, ölüm sebebine kadar resmî olarak hepsi mevcut. Yani hepsi Çamalan’da. Hatta bir ara “Alman–Türk Şehitliği”, daha sonra “Giresunlular Toplu Şehitliği”, ardından da “Çamalan Türk Şehitliği” denilmiş.
Ancak bir takım işgüzarlar, “Burası hep Giresunlu, bunu diğer illere dağıtalım” dercesine mezar taşlarını yenilemişler. Bu konuda olanca görsel veri taleplerinde bulundum; hiçbir kurum hiçbir şey vermedi. Adeta taş kesildiler.
Asla vazgeçmeyeceğim, sonuna kadar da gideceğim; nefes aldıkça…
Ancak her kim ne yaptıysa yaptı da biz ne yaptık? Hiçbirimizin haberi yok. Onca STK, yerel yönetimler ne iş görürler? Giresunlu şehitlerin tespitinin bu kadar zor olmadığını düşünüyorum.
Afyonkarahisar’da karargâhı olan 47’nci Alay şehitleri nerede? Afyon’da sadece 13 kişi mi şehit verdik? Yüzlerce şehit nerede? Kim sorgulayacak bunu?
Bir örnek vereyim: Eskişehir Seyyidgazi’de 52 şehit var. Hatta defin sırasında Osman Ağa vasiyet ediyor:
“Arkadaşlar, geri dönenler senede bir kere de olsa şehitlerimizi unutmasın, ziyaret etsin.”
Biz ise oraları da bıraktık. Burnumuzun dibinde, işgal döneminde şehit olanların bile yerlerini, kim olduklarını dahi bilmiyoruz. Bugün Sis Dağı’nın başında düşmanına teslim olmamak için kendilerini uçurumdan atan yaklaşık 40 bayanın bulunduğu, “Kızlar Evliyası” olarak bilinen yer; vicdanları hiç rahatsız etmiyor.
Bunca insan boşuna can vermedi. Sen, ben rahat nefes alalım, bayrak altında hür yaşayalım diye!
Bu mu bizim vefamız şimdi?
29 şehitten iki tanesi de benim köylüm çıktı. Sorun etrafınızdaki büyüklere; Görele Terziali Köyü’nden “cepheye gidip de dönmedi” diye duyduğunuz biri varsa, o yiğit Tarsus’ta yatıyor:
Mustafa oğlu Yusuf.
Bir de Ali oğlu Yunus.
Diğerlerini de paylaşacağım.
Şimdilik bu kadar… Devamı gelecek.