Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Giresun Barosu, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a sert tepki gösterdi. Baro Başkanı Av. Soner Karademir imzasıyla yayımlanan açıklamada, düzenlemenin hazırlanış sürecinden anayasal ilkelere, terör suçlarından şehit ve gazi ailelerinin adalet beklentisine kadar birçok başlıkta ciddi kaygılar taşıdığı belirtildi.

Giresun Barosu, kamuoyunda tartışmalara neden olan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı.
Baro Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Başkan Av. Soner Karademir, kardeşlik, barış, huzur ve demokrasiye karşı olmadıklarını özellikle vurgularken, kanunun hazırlanış ve kabul sürecinin katılımcı ve şeffaf yürütülmediğini savundu.
“TOPLUMUN GÖRÜŞÜ ALINMADAN ACELEYLE KABUL EDİLDİ”
Giresun Barosu, kanunun oylama öncesinde toplumun tüm kesimlerinin değerlendirmesine sunulması gerektiğini belirtti. Hukuk kurumları, barolar ve akademik çevrelerin görüşlerinin yeterince alınmadığını savunan Baro, düzenlemenin aceleyle kabul edildiğini ifade etti.
Açıklamada, demokratikleşme, barış ve toplumsal huzur amacı taşıdığı belirtilen bir sürecin daha başlangıç aşamasında katılımcılıktan uzak yürütülmesinin önemli bir eksiklik olduğu kaydedildi.
Baro ayrıca terör meselesinin genel ve bütüncül biçimde ele alınmadığını, düzenlemenin terör suçları bakımından belirli kişiler ve belirli bir örgüt ekseninde sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Düzenlemede açık şekilde “af” ifadesinin kullanılmamasına rağmen, içeriğinin belirli terör suçları bakımından af niteliği taşıdığı yönünde değerlendirmede bulunuldu.
ANAYASAYA AYKIRILIK ELEŞTİRİSİ
Giresun Barosu, yasanın anayasal açıdan da ciddi tartışmalar içerdiğini öne sürdü.
Açıklamada, düzenlemenin “yasama yetkisinin devredilmezliği” ilkesi bakımından sorunlu olduğu, ayrıca Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan kanun önünde eşitlik ilkesi yönünden de tartışmalı sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
Aynı hukuki durumda bulunan kişiler arasında objektif ve makul gerekçeye dayanmayan farklılıklar oluşturulmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı savunuldu.
Baro, yasa metnindeki bazı hükümlerin muğlak olduğunu ve uygulamada suistimale açık sonuçlar doğurabileceğini de ileri sürdü.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hukuk devleti ve milli egemenlik ilkeleri açısından kaygı taşıdıklarını belirten Baro, ceza hukukunun temel ilkelerinin korunması gerektiğinin altını çizdi.
“ŞEHİT VE GAZİLERİN HATIRASI TALİ UNSUR OLAMAZ”
Açıklamanın en dikkat çekici bölümünde ise şehitler, gaziler ve terör mağdurlarının aileleri üzerinden vicdani bir değerlendirme yapıldı.
Giresun Barosu, yıllardır terörle mücadelede hayatını kaybeden binlerce şehidin ve gazilerin ailelerinde, terör örgütü mensuplarının cezasız kalabileceği yönünde oluşabilecek düşüncenin dahi ciddi bir toplumsal ve vicdani sorun yaratacağını belirtti.
Terör mağdurlarının adalet beklentisinin göz ardı edilemeyeceği vurgulanan açıklamada, ülkenin bağımsızlığı, birliği ve geleceği uğruna hayatını kaybeden şehitler ile gazilerin hatırasının hiçbir siyasi hesabın veya sürecin tali unsuru haline getirilemeyeceği kaydedildi.
Baro Başkanı Soner Karademir, Giresun Barosu’nun bundan sonra da Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünü, demokrasiyi, insan hak ve özgürlüklerini, hukukun üstünlüğünü ve şehit-gazi ailelerinin adalet beklentisini savunmaya devam edeceğini bildirdi.
2