Göz Hizasındaki Hayatlar ve Unuttuğumuz Selamlar
Geçen gün şehrin en kalabalık caddelerinden birinde, adımlarımı bilerek yavaşlattım.
Herkesin bir yerlere yetişmek için adeta birbiriyle yarıştığı, başların öne eğilip ekranlara kilitlendiği o tanıdık hengamenin ortasında durup sadece izledim.
Akıp giden o insan selinde eksik olan bir şeyler vardı; havada asılı kalan, ama bir türlü sahibini bulamayan o eski duygu:
Fark edilme arzusu.
Modern hayat bizlere hep yukarıya bakmayı öğütlüyor.
Daha yüksek binalara, daha yüksek mevkilere, daha yüksek kazançlara…
“ASLA YUKARI BAKMA” diye bağırmak mı lazım.!
Gözümüzü hep o ulaşılması güç zirvelere dikerken, tam da “göz hizamızda” duran hayatları kaçırıyoruz.
Oysa hayatın asıl ritmi, tam karşımızda duran o insan hikayelerinde gizli.
Köşebaşındaki tezgahında yıllardır simit satan o amcanın yüzündeki çizgiler ve köyden getirdiği pancarını satmaya çalışan teyzeler sadece geçen yılların değil; bu şehrin, bu sokakların da hafızası aslında.
Ya da her sabah dükkanının önünü süpüren o esnafın, yoldan geçenlere “Hayırlı işler” derken gözlerinde parlayan o eski usul samimiyet…
Bizler ne ara bu kadar aceleci, ne ara bu kadar birbirimize sağır olduk?
Bir selamı, bir hatır sormayı hangi ara “vakit kaybı” hanesine yazdık?
Her şeyi çok hızlı tüketiyoruz.
Kıyafetleri, eşyaları, mekanları…
Ama en acısı, insanı ve emeği de aynı hızla tüketiyor oluşumuz.
Birbirimizin yüzüne bakmadan geçip gittiğimiz her gün, aslında kendi yalnızlığımızı biraz daha büyütüyoruz.
Oysa insan, insanın aynasıdır derler. Bir başkasının derdine sırt çevirdiğimizde, kendi içimizdeki o en insani köşeyi de karanlığa mahkûm ediyoruz.
Şimdi durup kendimize sorma vaktidir:
Bu amansız koşturmacanın sonunda varacağımız yer, kaybettiğimiz o sıcaklıktan daha mı değerli olacak?
Gelin, bugün bir değişiklik yapalım.
Adımlarımızı biraz yavaşlatalım.
Başımızı o ekranlardan kaldırıp tam karşımızdaki insana, göz hizamıza bakalım.
Bir selama, bir tebessüme, birbirimizin emeğine yer açalım hayatımızda.
Her şeye rağmen çizgisini bozmayanlara, eğilip bükülmeden yürüyenlere…
Doğru yolda olana selam olsun.