Şehit Ailesine Devlet Şefkati

Bir milletin en kutsal emaneti şehitlerinin aileleridir.

Onlar, bu topraklarda özgür ve hür yaşamanın bedelini en ağır şekilde ödemiş kahramanların geride bıraktığı en değerli mirastır.

Bu yüzden devletin, toplumun, bizlerin görevi; o ailelerin başlarını öne eğdirmemek, ihtiyaçlarını kendi ihtiyacımızdan önce görmek, onlara hem maddi hem manevi destek olmaktır.

Ne yazık ki Çanakçı’nın Egeköy köyünde, 1994’te Kars’ta şehit düşen Piyade Komando Er Asım Türk’ün anne ve babası Pamuk Türk ile Harun Türk yıllardır çadır ve naylonla kapatılmış bir evde yaşam mücadelesi veriyordu. Bu manzara yalnızca insanın yüreğini değil, vicdanını da kanatan bir tablodur. Bu evin önünden geçen, orada görev yapan onlarca yetkili, kaymakam, belediye başkanı, kurum amiri yok muydu? Sosyal hizmetler, diyanet, sağlık ve imar birimleri hiç mi görmedi bu dramı? İşte asıl sorgulanması gereken budur. Devletin yereldeki eli ve gözü olması gerekenler, sorumluluklarını yerine getirmedikleri için bugün bu aile böyle bir tabloya mahkûm edilmişti. Bu ihmali yapanların yalnızca dünyada değil, ahirette de hesabını vereceğine inanıyorum.

Ancak karanlık bir tablonun içinde ışık yakanlar da var. O ışıkların başında Giresun’un çalışkan milletvekili Ertuğrul Gazi Konal geliyor.

Konal, sosyal medyada paylaşılan bu dramı görür görmez “Derhal üzerime ne düşüyorsa fazlasıyla yapacağım” diyerek harekete geçti. İşte bu, gerçek temsilcinin, halkın vekili olmanın sorumluluğudur. Görmezden gelmek yerine sahiplenmek, susmak yerine ses olmak… Konal’ın bu tavrı, yıllardır özlemini duyduğumuz bir siyasetçi duruşudur. Giresun böyle bir vekile sahip olduğu için şanslıdır.

Ardından ilimizin en büyük mülki amiri, Vali Mehmet Fatih Serdengeçti devreye girdi.

Daha önce de kendisiyle tanışma fırsatım olmuştu ve o gün “Serdengeçti Giresun için bir şanstır” demiştim. Bugün yanılmadığımı bir kez daha gördüm. Vali, programlarını iptal ederek köye gitti, aileyi bizzat ziyaret etti, durumu yerinde inceledi. Sadece incelemekle kalmadı, “Üç ay içerisinde bu aileye yakışır bir ev teslim edeceğiz” diyerek sorunun çözümü için net bir talimat verdi. Bu tavır, sadece bir bürokrat refleksi değil; devletin şefkat elini, samimiyetini ve kararlılığını gösteren bir davranıştır.

Ben yıllardır Giresun’da gazetecilik yapan biri olarak birçok valiyi tanıdım, birçoğuyla mesai yaptım. Hepsinin farklı bir üslubu, farklı bir yönetim anlayışı oldu. Ama bugün gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Vali Serdengeçti, bu ilin gördüğü en çalışkan, en duyarlı yöneticilerden biridir. Eğer bir sıralama yapılacaksa, kendisi ilk beşte yer almayı fazlasıyla hak ediyor. Çünkü mesele yalnızca görev yapmak değil, görevine ruhunu katmaktır. Serdengeçti tam da bunu yapıyor.

Şehit ailesine sahip çıkmak, aslında bir topluma sahip çıkmaktır. Bu olay bize bir gerçeği tekrar hatırlattı: Devlet, doğru kişilerle buluştuğunda güçlüdür; millet, duyarlı temsilcilerle yol aldığında onurludur. Bugün Giresun’da hem Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal’ın hem de Vali Mehmet Fatih Serdengeçti’nin sergilediği duruş, yalnızca bir aileyi değil, bütün bir toplumun vicdanını onarmıştır.

Bizim dileğimiz, bu duyarlılığın istisna değil, kaide haline gelmesidir. Çünkü şehitlerin emanetine sahip çıkmak ne bir lütuf ne de bir jesttir; bu milletin her bir ferdine karşı devletin asli görevidir.


2