
19.yüzyılın ilk yarısından itibaren Balkanlardaki milliyetçilik yayılışı ve Osmanlı devletinin zafiyeti, ayrılıkçı hareketleri güçlendirmeye başladığından Osmanlıcılık bu gelişmeleri kontrol altına almak için uygun bir ideoloji olarak görüldü. Ancak Hıristiyan ve Müslüman Arnavutların bağımsızlık hareketlerine girişmeleri İttihat ve Terakki’yi doğru olarak Osmanlıcılık ve İslâmcılık dışında Türkçülük hareketine sürükledi. Atatürk’ün fikirlerinin babası Ziya Gökalp, Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkçülüğün Esasları’nda “Türkçülük Nedir” sorusuna “Türkçülük, Türk milletini yükseltmek demektir” diye özetledi.
Balbay’ın muhal söylemi:
Atsız ile Sabahattin Ali arasında davanın 3 Mayıs 1944 tarihinde duruşmanın ardından gösterileri anmak için 3 Mayıs 1945’te Tophane Askeri Hapishanesi’nde tutuklu bulunanlar tarafından kutlanmış ve bu gelenek devam etmiştir. Gel gör ki Mustafa Balbay da etnik takıntısını yitirmemiş ve 3 Mayıs Türkçülük gününü “Kürtlere karşı propaganda yapılmak için icat edildi” şeklinde bir yorumda bulunmuştur. Bu ülkede Türk’e ait bir söylem neden tenkite uğrar?
Oğuz Ata’ya, Bilge Kağan’a, Dede Korkut’a, Atatürk’e, Umay Ana’ya selam olsun… 3 Mayıs Türkçülük Gününü kutlarım…
2