Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Osmanlı Devletinde devlet adamı kıtlığı (Kaht-ı ricâl) tabiri vardı. Bu tabir alanında ihtisaslaşmış, işini bilen, aklı başında, hakkaniyetle görev yapan, kanunlara ve nizamlara uygun davranan devlet adamlarının bulunmaması anlamına gelir.
Doğu Karadeniz’de bir kıyı kasabası olan tarihi Tirebolu kasabası bugünlere bu tabire uygun bir süreç yaşıyor. Osmanlı döneminde Harşit Vadisinde bulunan Gümüşhane gibi iç kesimlerde çıkarılan madenlerin bir sevk iskelesi olması nedeniyle önemli bir liman-şehir olarak dikkati çekmekteydi. Coğrafi sınırları Alucra’ya, Keşap’a, Görele’ye ulaşmakta idi ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte 104 köye sahipti. Siyasi irade tarafından Tirebolu’ya birer köy statüsünde olan Espiye, Yağlıdere, Harşit ve Güce kırpılınca ve bu kırpmaya bağlı olarak siyasi gücü de elinden alınınca gadre uğradı desek yerindedir.
Geçmişte rant uğruna Tirebolu Limanı’na yani şehrin ortasına paslı çivi çakmak anlamına halkı iğfal ederek 3000 kişiden başlayan bir rakamla tersane yapılmaya kalkışıldı. Bunda o dönemin yerel başkanının da konuya vakıf olmayan gayreti (!) önemli rol oynadı. 3000 gibi abartılı rakam değil ancak 30-40 kişinin onun da teknik eleman olacağı ortaya çıktı. Bu paslı çivi Tireboluların birlik ve beraberliği sayesinde hayata geçirilemedi. Şimdi de katı atık yakma tesisi yapılması düşünülüyor Tirebolu’ya… Seçilen yer ise dünyanın en kaliteli fındığının yetiştirildiği ve su temin edilen Karakaya bölgesi… Şimdi de bu problem…
Buna karşı kim direnç gösteriyor… Elbet İYİ PARTİ İl Genel Meclisi üyesi Ömer Cebeci… Ömer Cebeci bu gibi kasabayı olumsuz etkileyecek böyle projelere siyasi erkten karşı çıkanlar var mı? Maalesef tam anlamıyla olumlu bir söz etmek mümkün değil. Her nedense iktidar cenahın yöneticileri ve il genel meclisi üyeleri bu kabil işlere tersane ve Sekü’de vahşi madenciliğe karşı tavır almak ve görüş bildirmekten sarf-ı nazar ediyorlar… Ancak bu defa il genel meclisinde katı atık birliği başkanı Tirebolu il genel meclisi üyesi karşı görüş bildirmek nezaketini göstermiş. Teşekkür ediyoruz. Ömer Cebeci’nin söylediğine göre vali bey Tirebolu’ya çöp atık yakma tesisinin yapılmasında il genel meclisinin aksi kararına rağmen ısrarcı…
Bu kadar kasabam Tirebolu’ya yüklenilmesinde etken nedir dersem işte kaht-ı ricâldir. Tirebolu’dan son yıllarda kasabayı temsil edecek bir milletvekili çıkmıyor. Yerel yönetim de gel[e]medi. İşte kaht-ı ricalin göstergeleri. Geçmişte öyle mi? Tirebolu’dan kimler milletvekili olmuş? Çoğu Trabzon Lisesinde yatılı okumuş, sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirmiş büyüklerimiz… Tahir Karadeniz, Hayrettin Erkmen, Nizamettin Erkmen, Ethem Kılıçoğlu, Hilmi İnanç, Dr. Galip Zaimoğlu doğup büyüdükleri, havasını soluduğu, suyunu içtiği memleketini koruyan ve kollayan kişilerdi.
Bu kısıtlı imkânlara rağmen Ömer Cebeci olumsuz teşebbüslere karşı çıkıyor. Belediye Başkanı Bülent Kara’nın da toplantıda karşı çıktığını ve dik durduğunu biliyoruz. Ömer Cebeci’ye ve Bülent Kara’ya selam ediyoruz. Bu çöp konusunda her zaman olduğu gibi kanuni yollara başvurarak Tirebolu kamuoyu gereğini yapacaktır. KENT KONSEYİ, ÇEVRE DERNEĞİ çevresine sahip çıkacaktır. Bu nedenle Tirebolu özelinde kaht-ı ricâle bir çözüm bulunmalıdır… Diğer yerlere yapılmak istenilen tesis siyasi nedenlerle Tirebolu’ya kaydırılmış gözüküyor. Bu Tirebolu çayının, Karakaya fındığının yetişemeyeceği demektir.
NETİCE: Kaht-ı ricâle çözüm bulunulması…
2