Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Türkiye’de son yıllarda garip bir durum yaşanıyor. Televizyonlarda konuşulan Türkiye ile sokakta yaşayan Türkiye giderek birbirinden uzaklaşıyor.
Son günlerde çok konuşulan çerçeve yasa, siyasetin ve medyanın önemli gündemlerinden biri olabilir. Ancak halkın gündeminde aynı karşılığı yok. Çünkü vatandaşın derdi çok daha somut: Geçim.
Artık televizyon seyretmiyoruz. YouTube ve sosyal medyaya yöneliyoruz. Fakat oralarda da vatandaşın gerçek gündemini özgürce taşıyan kanalların giderek azalması ciddi bir sorun. Yazılı basının önemli bölümü zaten yandaş yayın anlayışında. Siyasetçiler halktan uzak, sivil toplum kuruluşlarının önemli bir kısmı ise gerçek anlamda sivil toplum özelliğini kaybetmiş durumda.
Sonuçta halk kendisini yalnız hissediyor.
Ama bu sessizlik yanıltıcıdır.
Halkın gündemi boş tenceredir.
Pahalı pazardır, market raflarıdır, kiradır, faturadır. En önemlisi de geçim sıkıntısı çeken emeklidir.
Emeklinin yaşadığı seyyanen zam adaletsizliği hâlâ çözülmüş değildir. Çalışana verilen seyyanen artışın emekliye aynı şekilde verilmemesi, yıllarca çalışan ve prim ödeyen milyonlarca insanın vicdanında derin bir yara açmıştır.
Giresun’un gündemi: Fındık
Giresun’da ise bütün bunlara bir de fındık ekleniyor.
Geçen yıl 350 TL civarında olan fındığın bu yıl yaklaşık 190 TL seviyesinde açıklanması üreticiyi hayal kırıklığına uğrattı.
Oysa gübre ucuzlamadı, mazot ucuzlamadı, işçilik ucuzlamadı, ilaç ve bahçe bakım maliyetleri düşmedi.
Enflasyonun yüzde 80’lerden yüzde 30’lara ineceği söylenirken fındık fiyatının geçen yılın çok altında kalması üretici açısından anlaşılması güç bir durumdur.
Bugün Giresun’da çarşı ve pazarın eski hareketliliğini göremiyoruz. İnsanlar köylerde fındık topluyor. Çünkü fındık yalnızca çiftçinin değil, bütün Giresun ekonomisinin temel damarlarından biridir.
Fındık fiyatı düşük olursa yalnızca üretici değil, esnaf da kaybeder.
Üstelik üreticinin ürünü elinde tutup değer kazanmasını bekleme imkânı da giderek azalıyor. Borçlar, faturalar ve hayat pahalılığı üreticiyi “Allah ne verdiyse” deyip ürününü satmaya mecbur bırakıyor.
Halk sandığı bekliyor
Bütün bunların ortak noktası şudur:
Halkın gerçek gündemi ile siyasetin gündemi arasında büyük bir mesafe oluşmuştur.
Televizyonlar gündemi değiştirebilir, gazeteler başka konuları öne çıkarabilir, siyasetçiler başka meseleleri tartışabilir.
Ama pazara giden vatandaşın cebindeki para, emeklinin maaşı ve fındık üreticisinin eline geçen para gerçeği değiştirmez.
Halk belki bugün fazla konuşmuyor.
Ama unutmuyor.
Ve sandık geldiğinde, bugün konuşulmayan birçok şeyin hesabının orada sorulacağını düşünüyorum.
Çünkü halk bazen sessizdir.
Ama sandıkta sesi çok gür çıkar.
2