Abdullah Öcalan suç işlemektedir, Yargılanmalıdır

Türk devletinin başına bela olan, yüz milyarlarca dolar kaybımıza neden olan, 50 binden fazla vatandaşımızı kanına giren PKK (Kürdistan İşçi Partisi), 27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde Abdullah Öcalan tarafından kurulmuştu.

(1990’lı yıllarda dergilerde yayınlanan “PKK, ABD’nin Gizli Silahıdır” makalem çok tepki çekmişti)

Abdullah Öcalan, ABD tarafından Kenya’da yakalanıp, “Asmayacaksınız, bakacaksınız” şartıyla Türkiye’ye teslim edildikten sonra kendisi “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak sucundan yargılandı ve o dönemin 125. Maddesi olan Anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs, ülkenin bölünmez bütünlüğünü bozma suçlarından dolayı 29 Haziran 1999 tarihinde idam cezasına çaptırıldı.

AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılında AB uyum yasaları bahane edilerek bu idam cezası kaldırılıp yerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Yani ABD’nin asmayacaksınız, bakacaksınız şartı yerine getirilmiş oldu.

(ABD’nin diğer şartlarından birisi de Fethullah Gülen’in kendisine iadesi idi. Bu şart da hükümetçe yerine getirildi ve 15 Şubatta Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından ve Türkiye’ye teslim edilmesinden 34 gün sonra Fethullah Gülen ABD’ye yollandı)

Bizler günübirlik gündem maddelerinin peşine takılıp yorum yaparken, Türkiye’yi bölmek isteyen hain dış güçler, bu planını gerçekleştirmek için 50 veya 70 yıl sonrasının senaryolarını hayata geçiriyor.

Asmayacaksınız, bakacaksınız ve Fethullah Gülen’i gönderin şartları 2040-2050 yıllarında gerçekleştirmek istedikleri Anadolu’nun doğusunda “Kürdistan Devleti”, batısında “Anadolu Federe İslam Devleti” kurma planlarının altyapısıdır.

ABD, bu plan doğrultusunda kendilerine hizmet edecek kişileri siyasetin üst kademelerine getirip hükümet kurmalarını temin etmektedir.

Bu yönde Fethullah Gülen’in, ABD talimatlarına uyma karşılığında kendilerini iktidar getirecekleri teklifini kabul eden Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan ikilisi, ABD Devlet Başkanı George W. Bush makamına çıkartılarak kendileri için icazet alınmıştı. (ABD’ye hizmet teklifi daha önce Necmettin Erbakan’a sunulmuş, Erbakan hoca bu teklifi anında ret etmiştir.)

Bu icazetten sonra DSP-ANAP-MHP koalisyon hükümetinde bulunan Devlet Bahçeli, sırf bu hain planı uygulayacak AKP’nin önünü açmak için hükümeti 7 Temmuz tarihinde bozarak, ülkeyi erken seçime getirmiştir.

Seçim sonrası, AKP iktidar olmuştur. (Bana göre o günden bu güne AKP’nin kazandığı tüm seçimlerde hile vardır. ABD’nin talimatlarına göre hareket eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıcdaroğlu’da bu hilelerin varlığını biliyordu)

Dönelim konumuza:

Abdullah Öcalan yakalanmadan önce PKK liderliğini yaparken eline silah alıp adam mı öldürmüş?

Hayır. Lider olarak adamlarına talimat vermiş bu teröristler de binlerce kişinin canını almıştır.

Peki yakalanıp hapse atıldıktan sonra PKK dağılmış mı?

Tabii ki dağılmamış ve terörist faaliyetlerine aynı hızla devam etmiştir.

PKK, bölücü faaliyetleri için kendisine yeni bir lider seçmiş mi?

Hayır. O halde uyuşturucu ve silah kaçakçılığını da elinde bulunduran, bir devlet kadar maddi kaynağı olan bir örgüt nasıl başsız, lidersiz bu şekilde faaliyetlerine devam edebilir?

İşte işin püf noktası burada..

Abdullah Öcalan için daha dün meydanlarda asın bu katili diye ip atan Devlet Bahçeli nasıl oldu da birden Kurucu Başkan deyip devleti Abdullah Öcalan’ın ayağına getirip kendisini yüksek perdeden muhatap aldırıyor?

1978 de kurulan örgütün liderliğini yapan kişi yakalanıp mahkûm olduğunda örgüt liderliği bitmiş olmuyor mu?

Abdullah Öcalan 1978 yılından yakalandığı 1999 yılına kadar yaptığı faaliyetlerden dolayı idam cezası almadı mı?

Şimdi hükümet bu terörist başını muhatap alıp ABD planı BOP’u birlikte gerçekleştirmek için medet mi umuyor?

ABD şartı “asmayın bakın” işte bu BOP için gerekliydi.

PKK bitmediğine ve kendisine yeni bir lider seçmediğine göre, üstelik hükümet kanadının Abdullah Öcalan’ı PKK konusunda muhatap aldığına göre demek ki Abdullah Öcalan mahkûm edildiği 1999 yılından bu güne kadar resmen PKK liderliğini yapmakta onun talimatları ile PKK hareket etmektedir.

Aldığı idam cezası 1978-1999 yılları dönemini kapsıyorsa, şimdi bu kişi 1999-2025 dönemi PKK faaliyetlerinden dolayı tekrar yargılanıp Anayasamızın aynı maddelerine göre yeniden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almalıdır.

Yani tekrar suç işlemektedir.

Bu ülkede hukuk var ise Abdullah Öcalan’ın talimatlarını Kandile ve diğer hain bölücü unsurlara ulaştıran, kendisiyle İmralı’da kim görüştüyse hepsi de terör ve bölücülük faaliyetlerinde bulunanlara yardım ve yataklık etmek sucundan yargılanmalıdır.

Anayasal suç işlemiş ve ceza almış hain bölücü terörist başını övücü nitelikte beyanda bulunanlarında Anayasamıza göre yargılanması gerekmektedir. Buna Devlet Bahçeli ve DEM’de dâhil olmalıdır.

ABD ve İsrail Planı olan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ülkemizde uygulanmaması için günübirlik konuların peşine takılmayalım. Uyanık, duyarlı ve tepkili olalım

Yarını görerek tepkimizi her şart ve mahalde gösterelim.

Bu ülke Türk’ü, Kürt’ü her kesimi kucaklayan büyük ve zengin bir ülkedir.

Tek şanssızlığı ülkenin doğru ve etkili Anayasamıza göre yönetilmemesidir.

Bölücülerin, hainlerin tuzağına düşmeyelim

Yoksa “bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete”

Tekil Yazı Reklamı - Alt – Masaüstü 336x280 piksel