Filelerin taşıdığı hatıralar

Bir zamanlar alışverişe çıkmak için özel bir hazırlık gerekmezdi. Kapının arkasında asılı duran bir file vardı. Annelerimizin, anneannelerimizin, babaannelerimizin eli o fileye uzandığında, evin eksikleri tamamlanacak demekti.

1970’lerde ve 1980’lerde market poşetleri bugünkü kadar yaygın değildi. Alışveriş filesi ise adeta hayatın doğal bir parçasıydı. Boşken avucun içine sığacak kadar küçülür, dolduğunda ise insanı şaşırtacak kadar genişlerdi. Domates, salatalık, ekmek, portakal, hatta bazen birkaç kilo patates… Hepsi o ince ağların içinde yerini bulurdu.

Çocukluğunu o yıllarda yaşayanların hafızasında file yalnızca bir eşya değildir. Mahalle bakkalına gönderilirken elde sallanan bir güven duygusudur. Pazardan dönen annenin kolunda görülen yorgun ama huzurlu bir görüntüdür. Balkon demirine asılmış halde sebzelerin eve girişini haber veren sessiz bir habercidir.

Bugün birçok kişinin gülümseyerek anlattığı bir ayrıntı vardır: O fileler fizik kurallarına meydan okuyor gibiydi. Dışarıdan bakıldığında içine birkaç parça eşya sığacak sanılırdı ama bir bakardınız neredeyse yarım pazar yükü taşınmış. Çeşitli nostalji sayfalarında yapılan yorumlarda da sık sık aynı şey dile getirilir: “Çocukluğumuzun süper kahramanı fileydi.” Gerçekten de o ince iplerin bu kadar ağırlığı nasıl taşıdığı hâlâ birçok kişi için küçük bir sır olarak kalmıştır.

Belki de filelerin en güzel yanı, insanları ihtiyaç kadar almaya yöneltmesiydi. Ne kadar taşıyabiliyorsanız o kadar alışveriş yapar, eve dönünce alınanların kıymeti daha iyi bilinirdi. Tüketimin hızla arttığı günümüzde bu küçük ayrıntı, geçmiş kuşakların hayat anlayışı hakkında çok şey anlatıyor.

O yılların çocukları için file aynı zamanda bir sorumluluk sınavıydı. Mahalle bakkalından alınan ekmeği düşürmeden eve getirmek, yumurtaları kırmamak, para üstünü kaybetmemek… Bunlar küçük görünse de insanın kendine güvenini geliştiren deneyimlerdi. Büyüklerin “Hadi bakalım, sen de büyüdün artık” diyerek fileyi uzattığı günler unutulmazdı.

Bugün bez çantalar, çevreci kampanyalar ve sürdürülebilir yaşam konuşuluyor. Oysa anneannelerimiz ve babaannelerimiz bunu herhangi bir slogan olmadan yıllar önce yapıyordu. Aynı file bazen yıllarca kullanılır, yıpransa düğümlenip tamir edilir, sonra yine görevine devam ederdi.

Belki de bu yüzden eski bir alışveriş filesi gördüğümüzde yalnızca bir eşya hatırlamıyoruz. Mahalle bakkallarını, semt pazarlarını, fileyi kapının arkasına asan annelerimizi, alışveriş dönüşü mutfağa yayılan taze meyve kokularını ve daha yavaş akan bir hayatı hatırlıyoruz.

Çünkü bazı eşyalar yalnızca eşya değildir.

Bir dönemin yaşam biçimini, insan ilişkilerini ve evlerin sıcaklığını da sessizce içinde taşırlar. O eski alışveriş filesi de işte bunlardan biridir. Belki boş görünür ama aslında içi çocukluk hatıralarıyla doludur…


2
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.