
Karadeniz’in bereketi fındık… Yüzyıllardır hem bölge insanının geçim kapısı, hem de Türkiye’nin en kıymetli ihraç ürünlerinden biri. Ancak bugün gelinen noktada, fındık üreticisinin alın teriyle oluşturduğu bu değer zinciri ne yazık ki adil bir şekilde işlemiyor.
Rekabet Kurumu devreye girmişti
Hatırlanacağı üzere, Rekabet Kurumu, 2022 yılında Ferrero’ya Türkiye’de fındık alım-satım piyasasında “hâkim durumda olabileceği ve bu gücünü kötüye kullandığı” iddiasıyla bir soruşturma başlatmıştı.
Mart 2024’e gelindiğinde ise Ferrero, Kurum’a bazı taahhütler sunmuş ve soruşturma bu taahhütler üzerine sonlandırılmıştı.
Söz konusu taahhütler arasında şunlar yer alıyordu: Kabuklu fındık alımını azaltmak, İç (kabuksuz) fındık alımını artırmak, Alımları piyasanın işleyişini bozmayacak şekilde yürütmek, Ve en önemlisi, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’nun referans fiyatının altında kabuklu fındık almamak.
Kâğıt üzerinde kulağa güzel gelen bu yükümlülüklerin, sahada üreticiye ne kadar fayda sağladığı ise başından beri tartışmalıydı.
Mahkeme “bu taahhütler güvenilir değil” dedi
2025 yılının ortasında, Ankara 15. İdare Mahkemesi çok önemli bir karar verdi. Mahkeme, Ferrero’nun sunduğu taahhütlerin “güvenilir bir güvence sağlamadığı” gerekçesiyle Rekabet Kurumu’nun soruşturmayı bu taahhütlerle kapatma kararını iptal etti.
Mahkeme kararında şu vurgu dikkat çekiciydi:
“Sadece fiyat ve miktar odaklı taahhütler, teşebbüsün hâkim durumunu kötüye kullanma potansiyelini ortadan kaldırdığına dair somut ve güvenilir bir güvence sağlamamaktadır.”
Kısacası, yargı Ferrero’nun “ben söz veriyorum” demesini yeterli bulmadı.
Ancak hemen belirtmek gerekir ki, Rekabet Kurumu’nun açıklamasına göre, basında yer alan “Ferrero’nun Türkiye’de fındık alımı, kırımı ve ihracatının durdurulduğu” ya da “yalnızca ithalatçı olarak faaliyet göstereceği” yönündeki iddialar doğru değildir.
Bugünkü tablo
Gelinen noktada tablo net: Ferrero hakkındaki soruşturma taahhüt üzerine kapatılmıştı. Bu taahhütler mahkeme tarafından yetersiz bulundu. Soruşturmayı kapatan Kurul kararı iptal edildi, ama henüz doğrudan bir yaptırım ya da yasaklama kararı bulunmuyor.
Yani Ferrero şimdilik faaliyetlerine devam ediyor, ancak “hâkim durumu kötüye kullanmama yükümlülüğü” resmen sürüyor. Bu durumda rekabet kurumu Ferraro soruşturmasına devam etmelidir. “ferrero bunu yaparken, Rekabet Kurumu’na yapılan şikayetlere referans olarak devlet adına alım yapan TMO’nun alım fiyatını gösterdi. ‘Devletin 200 liraya fındık alım yaptığı bir noktada ben de bu fiyatlardan alım yaparım’ demek isteyen tekelci firmanın bu referans fiyatını ortadan kaldırmak yine devletimize düşmektedir.”
Üretici yine sahipsiz
Tüm bu hukuki süreçlerin ortasında asıl mağdur, yine Karadenizli fındık üreticisi.
Girdi maliyetleri yükselirken, alım fiyatları üreticinin emeğini karşılamıyor. Uluslararası devlerin alım politikaları, yerel üreticinin pazarlık gücünü iyice zayıflatıyor.
Oysa çözüm aslında belli:
Toprak Mahsulleri Ofisi alım fiyatını zamanında açıklamalı, üreticiyi tüccara ve tekelleşen alım politikalarına mahkûm etmemelidir. Devlet, piyasayı düzenleme görevini sadece kağıt üzerinde değil, fiilen üstlenmelidir. Yani alım fiyatlarini piyasa fiyatlarına göre güncellemelidir.
Yani rekabet kurumu soruşturmaya devam etmeli Ve de toprak mahsulleri ofisi alım fiyatlarını güncellemelidir. Gerekirse rekabet kurumu TMO yu da soruşturmalıdır.
Son söz
Bugün Karadenizli üretici “emeğimin karşılığını alamıyorum” diyorsa, bu sadece Ferrero meselesi değildir. Bu, denetimsizliğin, planlamasızlığın ve piyasa insafına bırakılmış bir tarım ekonomisinin göstergesidir.
Fındık, bu ülkenin stratejik ürünüdür.
Üreticiye sahip çıkılmazsa, bir gün sadece fındığın kabuğu bizde kalır, içi çoktan başkalarının eline geçer.
FOTO: YAVUZKAN FINDIK FOTO YARIŞMASINDAN ALINMIŞTIR
2