
Önceden devlet eliyle sunulan bazı hizmetlerin özel sektöre devredilmesiyle, hizmet kalitesinin, hızın ve diğer unsurların daha etkili olması bekleniyordu. Doğrusu da buydu. Ancak geçen süreç, beklentileri karşılamak bir yana, daha büyük problemleri günlük hayatımıza soktu. Büyük beklentiler içinde olan vatandaşlar, eskisinden daha sıkıntılı sorunlar yaşamaya başladı.
Oysa sistem doğru planlanmıştı. Modern çağda devletin belli alanlardan elini çekmek zorunda olduğu ortak bir kabul hâline gelmişti. O zaman ortada problem oluşu, bir şeylerin yanlış planlandığını ya da düzenleme hatalarının varlığını düşündürür hâle getirdi. Özelleştirme denilen uygulama günlük hayatımıza girdikten sonra geçen süreç, arzu edilen sonuca ulaşmadı. Hatta çözüm için yapılan çalışmalar işi daha da zora soktu. Gündelik hayatın zaruri ihtiyaçlarının karşılanması için çözüm söz konusu değilse, bunu gündemden düşüremezsiniz. Maalesef belli sektörlerdeki bu tür aksaklıklar, vatandaşları canından bezdirir hâle getirdi.
Günlük hayatın olağan akışını sağlıklı yürütecek bu zaruri ihtiyaçlar konusunda sıkıntılar gündemden düşmüyor. Konuyla ilgili kişi ve kurumlarla yapılan görüşmeler de olumlu sonuç vermedi. En önemlisi, problemi çözmekle milletin görevlendirdiği siyasal otoritenin yerel ayağı çok arzu etmesine rağmen sonuç alamadı. İlgili şirket başta olmak üzere valilik ve diğer kamu kuruluşlarının çözüm yolunda mesafe alamamış olmaları, izahı zor bir tabloyu ortaya çıkardı. Bunlardan en önemlisi ise yaylaların elektrik meselesi.
İlgili şirketin ciddi emek harcamamasına rağmen aşırı kâr hırsı infiale neden oldu. Hatta bazı noktalarda devletin, bazı noktalarda vatandaşın ciddi katkılarını bile kendi lehine yorumlayan şirkete duyulan güven sıfıra indi. Binlerce insanın yaşadığı yaylalarımızda insanlar isyan içinde. Modern çağın hayati ihtiyaçlarını hak etmelerine rağmen önemsenmemeleri ve ciddiye alınmamaları yarayı derinleştirdi.
Giresun yaylalarındaki elektrik probleminin merkezinde AKSA denilen firma bulunuyor. Sorumluluk alanını es geçen, havadan para kazanma hevesindeki bir ticari kuruluş. Yaylaların neredeyse tamamında elektrik direkleri ve telleri vatandaşların kendi imkânlarıyla karşılandı. Zaten bir kısım noktalarda da devlet imkânları kullanıldı. Peki ücretlendirme nasıl? Aklın, vicdanın ve insafın kabullenemeyeceği kadar zalimce. Kayıp-kaçak adı altında alınan katlamalı ücretlendirme bu yıl izahı mümkün olmayacak boyutlara ulaştı.
Kanuni veya hukuki boşluklardan yararlanabilirler, buna itirazımız olmaz. Biraz hakkaniyetli olsun yeter. Ancak bu AKSA denen firmanın kurucuları ya da sahipleri, insanlık değerlerinden nasip almamış kişilerden oluşmuş bir kadro galiba. Ticari bir yapı olarak para kazanmanızdan kimse rahatsız olmaz. Fakat doyumsuz arzularınız, vatandaşı yolunacak kaz görmeniz, emeksiz kazanç peşinde koşmanız bu şirket yetkililerini tartışılır hâle getirdi.
Hatta insanın kanını emerek hayatını sürdüren zararlı hayvanlar bile doyum sürecinden sonra mola verirken, sizde bu olmayışı sizi tanımlamayı zorlaştırıyor. Bu nasıl bir hırs? Sizi nasıl doyuracağız? Bir öğrensek de milletin yakasından düşseniz. İnsani değerlerden bihaber olduğunuz apaçık belli. Çok dikkate alacağınızdan emin değilim ama emin olun ki, yarına bırakır ama yanına bırakmaz olduğuna inandığımız mutlak Hakim bu zalim kimlikleri es geçmeyecektir.
Dünyanın bütün servetlerini AKSA’nın yetkililerine sunsak yine mutlu olamazlar. Çünkü bir kimlik paraya hâkimse problem olmaz; ama para, bunlar gibilerine hâkimse ortaya insani değerlerle örtüşmeyen bir yapı çıkar. Uzatmaya gerek yok, AKSAGAZ…
Sizi nasıl doyuracağız, bir açıklayıverin.