Bayrak diyerek geçme tanı…

Yayınlama: 03.04.2023
Düzenleme: 03.04.2023 11:26
43
A+
A-

Peygamber efendimiz (s.a.v) bir Hadis’inde ne güzel demiş; “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” diye.

Seccade ile başlatılan sanal tartışma bir dönem kıyameti koparan siyasi partinin bir miting sonrasında ayaklar altına alınan, çiğnene ve çöp misali sağa sola savrulan Türk Bayrağı fotoğraflarını hafızama getirdi.

“Bayrak mı daha kutsaldır, yoksa Allah’a borcumuzu eda ettiğimiz vasfı sadece (üzerinde bir tek kişinin namaz kılabileceği büyüklükte, halı ya da kumaştan yaygı, namazlık) seccade mi?” sorusunu cevabı açık ve nettir.

Elbette bayraktır!

Bayrak yere düşmez, düşürülmez.

Üzerindeki ceketi, montu, paltosu, kabanı, cübbesi kirlenmesin seccade niyetine yere sermekten imtina edenlerin bugün seccadeyi siyasi malzeme yapmak istemesi abesle iştigaldir.

Dönelim konumuza.

Neden mi bayrak!

Bayrak dalgalandığı ülkenin ve milletin varlığını ve bağımsızlığını temsil eder.

Türk milleti için ise bayrak ayrı bir öneme sahiptir…

Türk Bayrağının üzerindeki al (kırmızı) renk şehitlerimizin kanını ak (beyaz) renkteki Hilal ve Yıldız ise şehitlerimizin gökyüzündeki yansımasını ifade etmektedir.

Mehmet Akif Ersoy tarafından ilahi bir huşu ile yazılan İstiklal marşımızın nakşettiği ve resmettiği Ay Yıldızlı bayrağımız ayaklar altına alınmış güya Allah’a ibadet ediyorlar.

Oysa bilmiyorlar ki, İstiklal Marşımızın 8. kıtasında,

“Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:

Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!

Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeli

Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli” yazıldığını.

Biraz kıtanın anlatmak istediğini anlatmak gerekir.

Şu an ki mevcut Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş bir 11 Mart 2019 günü yayınladığı 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü Mesajında şöyle ifade etmektedir; “Bu mısralarda ifade edildiği gibi, İslam’ın şiarı ezan, istiklalimizin sembolü bayrak gibi vazgeçilmez değerlerimize karşı gereken saygıyı göstermek, bu değerleri koruyan ve yaşatan bir bilince sahip olmak her birimiz için tarihe, bugüne ve istikbale dair en büyük sorumluluktur.”

Heyhat…

Bu ilahi mesajı anlasalardı, bırakın ayaklar altına almayı başlarının üzerinde gezdirirlerdi.

Türk Bayrağı üzerine yazılmış yüzlerce şiir yazılmıştır elbette.

Bunlardan en önemlisi İstiklal Marşımızdan sonra dillerden düşmeyen Arif Nihat Asya’nın tüylerimizi diken diken eden “Bayrak” şiiridir.

Ne diyor Asya “Bayrak” şiirinin ilk 2 kıtasında;

“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,

Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,

Işık ışık, dalga dalga bayrağım!

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

xxx

Sana benim gözümle bakmayanın

Mezarını kazacağım.

Seni selâmlamadan uçan kuşun

Yuvasını bozacağım.”

Arif Nihat Asya, sade bir üslupla millî değerleri ve dini heyecanları işleyen şiirler yazmıştır. Bayrak kadar, “Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, Fetih Davulları, Selimler, Kubbeler, Süleymaniye” en tanınmış şiirleridir.

Velhasıl, uzun lafın kısası diyelim.

Aşık Sefai’nin “Bayraksızlar” şiiri de var ki konuyu anlatma açısından adeta 12’den vurmuş.

Ne diyor Sefai;

“Bayraksızlar bayraksızlar

Yere düşse bayrak sızlar

Nerden bilsin kıymetini

Soysuz sopsuz bayraksızlar

xxx

Susmayın ey milletim

Bayraksızda ar olmaz

Susar ise yiğitler

Vatan bize yar olmaz.”

Kuran’ı Kerimde ne diyor Allah (c.c.); “Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.”

İçinde bulunduğumuz Ramazan’ın hikmetine, Allah birliğimizi, dirliğimizi daim etsin.

Parti bayrağını Türk bayrağından üstün tutanların kararmış kalpleri birazcık nurlanır umarım.

REKLAM ALANI