
Doğu Karadeniz, doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve benzersiz kültürel mirasıyla Türkiye’nin en özel bölgelerinden biri. Her mevsim farklı bir çehreye bürünen bu eşsiz coğrafya, son yıllarda turizmde büyük bir atılım yaparak yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeyi başarıyor.
Rize, çay bahçeleri ve yaylaları ile ünlü. Ayder Yaylası, her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği bir doğa harikası. Zilkale gibi tarihi yapılar ve Fırtına Vadisi gibi doğal güzellikler, Rize’nin turizmdeki önemini daha da artırıyor. Bölgenin kendine özgü bitki örtüsü ve doğal yapısı, doğa severler için ideal bir destinasyon sunuyor.
Trabzon, Sümela Manastırı gibi tarihi yapıları ve Uzungöl gibi doğal güzellikleriyle Doğu Karadeniz’in en önemli turizm merkezlerinden biri. Ayasofya Müzesi, Atatürk Köşkü ve Boztepe, ziyaretçilerin ilgisini çeken diğer önemli noktalar. Trabzon’un zengin kültürel mirası ve doğal güzellikleri, şehri turizm açısından cazip kılıyor.
Artvin, Karagöl Sahara Milli Parkı ve Maçahel Vadisi gibi doğal güzellikleriyle bilinir. Artvin’in bozulmamış doğası, trekking ve doğa yürüyüşleri için ideal bir ortam sunmaktadır. Bölgenin el değmemiş doğası, doğa turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip.
Giresun’un Zeytinlik Mahallesi, tarihi dokusu, mimarisi ve kültürel mirasıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Mavi Göl, Kuzalan Şelalesi, Göksu Travertenleri ve yaylaları, bölgenin cazibe merkezi haline gelmesine katkıda bulunuyor. Özellikle Giresun Adası, tarihi ve doğal güzelliklerinin ön plana çıkarılmasıyla turizm gelirlerini artırarak ekonomik kalkınmaya önemli katkılar sağlayabilir.
Geçtiğimiz günlerde Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, Giresun Adası’nın turizme kazandırılması için çağrıda bulundu. Vali Serdengeçti, adanın doğal güzellikleri ve mitolojik hikayelerle süslü geçmişiyle büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirterek, özel sektörü adaya yatırım yapmaya davet etti. Giresun Adası, sadece Giresun’un değil, tüm Doğu Karadeniz bölgesinin yaşanabilir tek adası olmasıyla dikkat çekiyor. Kültür Bakanlığı nezdinde devam eden projelerle adanın turizme kazandırılması hedefleniyor. Ancak yasal düzenlemelerin zorunluluğu ve ağır aksak ilerleyen bürokrasi çarkı, ilerlemenin önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Bu konuda milletvekillerine de büyük görev düşmektedir.
Özel sektörün bu potansiyelden en iyi şekilde yararlanması için Vali Serdengeçti’nin çağrısı, bölgenin turizm açısından daha da önem kazanmasına vesile olabilir. Dolayısıyla, sürdürülebilir turizm anlayışı ile doğanın korunması ve bölge halkının refahının artırılması mümkün olacaktır.
Doğu Karadeniz, sahip olduğu doğal ve kültürel zenginliklerle Türkiye’nin turizmde parlayan yıldızı olmayı hak ediyor. Her bir köşesi ayrı bir güzellik barındıran bu eşsiz coğrafya, keşfedilmeyi bekleyen sayısız hazineye sahip. Turizme yapılan yatırımlar ve bölgenin tanıtımına yönelik çalışmalar, Doğu Karadeniz’in hak ettiği yere ulaşmasını sağlayacaktır.
2